KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/12130 E., 2025/8851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3142 Esas, 2024/2468 Karar
- Karar
- Esastan ret
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 10420 ada 1 parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin davalı idare tarafından kamulaştırılmadığı hâlde, imar planında okul alanı olarak ayrıldığını, bu nedenle müvekkilinin mülkiyet hakkının kısıtlandığını, taşınmaza hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmaz için kamulaştırma sorumluluğunun bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek davanın usul ve esastan reddine, Mahkemece aksi kanaatte olup davanın kabulüne karar verilmesi halinde taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat isteminin kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın metrekare değerinin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporlara yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, kamu alacaklarına uygulanacak olan en yüksek banka mevduat faizi uygulanması gerekirken bu yöndeki faiz taleplerinin reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, nispi yerine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, yine kendilerine husumet yöneltilmesinin isabetsiz olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, raporlara yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, faizin yürütülme tarihinin hatalı olduğunu, davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğunu, taraf vekillerinin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususların yerinde görülmediğini, Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi olan 02.02.2023 tarihi itibarıyla 5.885,98 TL/m² değer biçildiği; dava konusu taşınmazın diğer paydaşları tarafından açılan ve Dairemizin 18.03.2024 tarihli ve 2023/10845 Esas, 2024/3298 Karar sayılı kararı ile onanan ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2023/1978 Esas, 2023/2135 Karar sayılı dava dosyasında taşınmaza 25.10.2022 değerlendirme tarihi itibarıyla 9.800,00 TL/m² değer biçildiği anlaşılmış olup paydaş dosyasında belirlenen taşınmazın birim metrekare değeri nazara alındığında rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;
imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle 1.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12130, K. 2025/8851, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama