KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/12298 E., 2025/5177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/4033 Esas, 2024/1290 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/344 Esas, 2022/372 Karar
Karar Metni
1.183 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Sakarya Kaynarca Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... ve ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2638 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı Sakarya Kaynarca Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Sakarya Kaynarca Doğu Marmara Makine İmalatçıları İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın değerine etki edecek objektif değer artış oranının yüksek hesaplandığını, davası açılan ve keşfi yapılan tüm dosyalarına ibraz edilen bilirkişi raporlarında aynı objektif değer artırıcı unsurların belirtildiğini, işbu taşınmazların birbirlerine yakın mesafede olduklarını ve işbu taşınmazların hepsi için aynı objektif değer artırıcı unsurlar tespit edildiği halde, bilirkişilerce işbu taşınmazlara, ''Kadastral Yola Cepheli Olması'', ''Köy Yerleşik Alanı içerisinde Bulunması'' gibi somut ve inandırıcı olmayan gerekçelerle,
%30, %50, %75, %160 olarak 4 farklı oran uygulandığını ve taşınmazların değerlerinin farklı bulunduğunu, organize sanayi bölgesi alanı içerisinde bulunan diğer taşınmazlar için açılmış ve Yargıtay tarafından onanmış diğer davalarda 30,19 TL/m² birim fiyatı belirlendiğini, bu emsal kararlar karşısında dava konusu taşınmaza belirlenen m² birim fiyatının çok yüksek olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza biçilen değerin gerçek değerin altında kaldığını, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve kanuna tamamen aykırı olduğunu, ek raporda sadece 2020 yılı verileri yerine 2021 yılı verileri kullanılarak tekrar hesaplama yapılmakla yetinildiğini, taşınmaza biçilen değeri kabul etmediklerini, dava konusu taşınmaz çok verimli arazi sınıfında olduğunu, bilirkişilerce daha düşük bedel tesbiti yapmak amacıyla düşük verim değerleri üzerinden hesap yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu,
mahkemece önceki yıllarda aynı kurumca açılan ve kesinleşen kamulaştırma davalarındaki raporlar ile şimdiki bilirkişi raporlarının birbiriyle birebir örtüşmesi gerekçe gösterilerek itirazların reddine karar verilmesinin de hatalı olduğunu, kamulaştırma dosyalarında değerlendirme tarihinin davanın açıldığı tarih olup ve bir kamulaştırma dosyası diğer kamulaştırma dosyasına birebir emsal olamayacağını, ayrıca keşif esnasında o yer muhtarının da heyet içerisinde bulunması zorunluluğu olmasına rağmen keşif esnasında hiçbir mahalle muhtarının keşfe katılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmaz için belirlenen değerin, taşınmazların rayiç değerini yansıtmadığını, objektif değer artışı oranının olması gerekenden daha düşük belirlendiğini, objektif değer artış oranının %80'den daha fazla tespit edilmesi gerektiğini, ilçedeki emsal dosyalarda %150'ye varan objektif değer artışlarının belirlendiğini, taşınmazın özellikleri dikkate alındığında kapitalizasyon faizi oranının en kötü ihtimalle %3 olarak belirlenmesi gerekirken %4,5 oranında belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların hiçbirinin dikkate alınmadığını,
ayrıca keşif esnasında o yer muhtarının da heyet içerisinde bulunması zorunluluğu olmasına rağmen keşif esnasında hiçbir mahalle muhtarının keşfe katılmadığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava konusu taşınmaza hakkaniyete uygun bir bedel belirlenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, taşınmazın konum ve özellikleri gözedilmeden ve yüksek verim miktarı nazara alınarak hesaplama yapılmadan, gerçek değeri tespit edilmeden bilirkişilerce daha düşük bedel belirlenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, arazi değerlendirilmesi yapılırken bölgede ki benzer taşınmazlara ait emsal değerlerin tapu müdürlüklerinden getirilmesi,
bölgede bulunan emlakçılardan emsal değerler ile ilgili görüş alınması gerektiğini, taşınmaz için belirlenen %25 oranındaki objektif değer artışının gerçeği yansıtmadığını ve somut durumda oldukça düşük kaldığını, yerel mahkemece önceki yıllarda kesinleşen kamulaştırma davalarındaki raporlar ile güncel raporların örtüşmesi gerektiğinden bahisle verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının emsal olarak bildirilen Yargıtay kararları dikkate alındığında yerinde olduğu, değerleme tarihi itibarıyla tespit edilen m² birim fiyatı üzerinden kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu,
tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalılara ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalılar Mehmet ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2638 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden Dairemize intikal eden dosyalarda kabul edilen oranlar gözetilerek uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARARAçıklanan sebeplerle
Davacı idare, davalılar ... ve ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12298, K. 2025/5177, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama