İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/12360 K.2025/11588

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine…

Esas2024/12360Karar2025/11588Tarih18 Eylül 2025Okuma6 dk · 1.190 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/12360 E., 2025/11588 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2025
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1030 Esas, 2023/963 Karar
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/5 Esas, 2021/152 Karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.190 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ili, ..., ... köyü, .. Cilt, ... Sayfa, ... sıra numaralı taşınmazın 50.000 m²lik kısmını ... yevmiye No ile 25.06.1979 tarihinde tapu kaydı ile satın aldığını, 1980 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın makilik niteliği ile ... adına tescil edildiğini, tespite itirazın Antalya Kadastro Mahkemesinin 1982/50 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, davanın reddine karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacının iyi niyetli 3. kişi olduğunu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince müvekkilinin uğradığı zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek ve davasını belirsiz alacak davası olarak niteleyerek fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak 45.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olup reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın davacıya intikalinden itibaren 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacıların iddia ve savunmalarının yerinde olmadığını, dayanak yapılan tapu kaydının dava konusu 229 parsel sayılı taşınmaza uymadığını, başka taşınmazlara uygulanarak tedavül gördüğünü, diğer kadastro işlemleri ile hukuki değerini yitirdiğini, davacıların dayandıkları tapu kayıtlarına 1.838.000 m² olarak itibar edilmesi gerektiği, bu tapu kaydına dayalı olarak kişiler adına 3.931.926 m² yer verildiği,

tapu maliklerinin fazladan yer aldıkları, dayanılan tapu kayıtlarının daha önce başka parsellere revizyon gördüğünü, ayrıca yüzölçümü düzeltilmesine ilişkin işlemlerin Hazineyi bağlamadığını, davacının talepleri de bu nedenlerle yerinde görülmeyerek,

Hazine adına verilen tescil kararının Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, davacıların dayandığı tapu kaydı nedeniyle Hazineden tapu sicilinin tutulması nedeniyle tazminat istemesinin mümkün olmadığını,....parsel sayılı (... ... ada 2 parsel) mülkiyeti Hazineye ait bu taşınmazın Mahkeme kararı ile doğrudan Hazine adına tescil edilmiş bir taşınmaz olduğunu, şahıs adına olan tapunun iptali ile Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan olmadığını, 2/B uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden de olmadığını,

... .... parselin hükmen Hazine adına tescilinden dolayı taşınmaz bedelini Hazineden isteme hakkı bulunmamakta ise de davacının ancak taşınmazı satın alırken verdiği bedeli denkleştirici adalet ilkelerine göre iadesini isteyebileceğini, taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli isteyemeyeceğini ve rayiç bedele de hükmedilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait taşınmazın tapusunun yolsuz şekilde oluşmasında Devlet organlarının sorumluluğu olduğunu, iptal edilen tapu senedinde davacının paydaş olarak malik olduğunu, mülkiyetin korunmasıyla kamu çıkarı arasındaki dengenin bozulduğunu, mülkiyeti tapunun aleniyet ilkesine göre iktisap edenin sicilin daha önceki aşamalardaki evraklarını tetkik etme zorunluluğu olmadığını, yolsuz tescil gereği davacının tazminat alması gerektiğini ve taşınmaza zilyet olmak zorunda olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapusunu kök tapudan değil revizyon gören ifraz ve taksimle oluşan tapu kaydından aldığını, davacının iyi niyetle tapuyu satın aldığını, dava konusu taşınmazın evveliyatının tapulu olup, özel mülkiyete konu yerlerden olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufundan olan bir yer olmadığını, tapunun bir kısmının .....

229 parsel içerisinde kalmadığı gerekçesi ile davanın reddinin de doğru olmadığını, davacının resmi tapusunun yolsuz tescil nedeni ile yok sayıldığını, tapusunun nerde kaldığının bir önemi olmadığını, devletin resmi kurumu tarafından verilen bir tapunun yok sayılmasında Devletin kusursuz sorumluluğu olduğunu, gerekçede belirtilen fiilen kullanılan yer olmadığı hususunun da resmi tapu kaydı karşısında bir anlamı olmadığını, bu gerekçenin dahi yerel mahkemenin davayı yanlış nitelendirdiğinin göstergesi olduğunu,

bizzat yüksek daire kararlarında belirtildiği üzere aynı kök taşınmazın ifrazı sonucu oluşan taşınmazdan davacı gibi yer satın alıp Kadastro tespiti sırasında Varsak ve Koyunlara revizyon gören kişilerin tapuları geçerli sayılarak verilmesine rağmen davacı ve onlar gibi bir kısım tapu maliklerinin tapuları başka bir parsele revizyon görmediği hâlde, tapunun miktarından fazla dava dışı parsellere revizyon gördüğü gerekçesi ile tapu verilmemesine karar verildiğini, bu durumun Anayasa Mahkemesi ile güvence altına alınan kanun önünde eşitlik ilkesine,

hukukun herkese eşit uygulanması ilkesine de açıkça aykı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden davacının .... ... tarla mevkii geldisi cilt no: ..., sıra no ... ve ... olan tapu kaydından muhtelif tarihlerlerde, faklı oranlarda hisseli alımlar yaptığı, 1980 yılında yapılan tapulama çalışmalarında davacıya ait tapunun hiçbir başka parsele revizyon görmemesi sebebi ile uğranılan zararın tazmini istemi ile eldeki davanın açıldığı, yapılan incelemede taşınmazların geldisi olan taşınmazın kayden 1.838.000 m² yüzölçümlü iken 1926 yılında ortaklığın giderilmesi davası açıldığı,

açılan davada, Mahkemece 11.01.1940 tarihli ve 1940/15 Esas, 1940/1 Karar sayılı taksim ve satış kararı ile taşınmazın satışı yolu ile ortaklığın giderilmesine karar verildiği; ancak kararda tapu kapsamı belirlenirken kayıt miktarının değil, hudutların esas alınması sonucu 22.201.202 m²lik kısmın satışına karar verildiği, ilama dayalı olarak yapılan açık artırmada taşınmazın 23/40 hissesinin ... .... ve .... adına, 17/40 hissesinin de ... adına tescil edildiği, tapu kaydının zaman içerisinde ifrazlara tabi tutulduğu, yapılan ifrazlar sonucu taşınmazın çok fazla parçaya bölündüğü,

davacının bu taşınmazlardan hisse satın almak suretiyle taşınmazı edindiği, taşınmazın 1975 yılında orman kadastro çalışmaları ile 229 parsel nosu ile orman vasfıyla Hazine adına tespit gördüğü, tespite yapılan itiraz neticesinde Antalya Kadastro Mahkemesinin 2004/1 Esas, 2005/5 Karar sayılı dosyası ile 229 parselin bütün olarak Hazine adına tesciline dair verilen karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin temyiz denetiminden geçerek 01.07.2008 tarihli ve 2007/3956 Esas, 2008/2954 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği ve eldeki davanın 04.01.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesine göre tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devlet sorumlu ise de somut olayda 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12360, K. 2025/11588, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12360
Karar No
2025/11588
Tarih
18 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12364 K.2025/13366
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12370 K.2025/13141
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/12375 K.2025/11575
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12410 K.2025/13304
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/12432 K.2025/11230
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/12481 K.2025/13230

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.