KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/12568 E., 2025/2104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/421 Esas, 2024/557 Karar
- Karar
- Ret
Karar Metni
1.084 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil mümkün olmadığı takdirde tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tapu kaydının iptali ve tescil talebinin reddine,tazminat talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ...Mahallesi 5 ada 14 parselde bulunan taşınmazda müvekkili ... ve diğer müvekkillerinin murisi...'nın 1/2 oranında hissedar olduklarını ve taşınmazı 26.07.1971 tarihinde ... isimli şahıstan tapu müdürlüğünde satın aldıklarını, taşınmazda yapılan kadastro çalışmalarıyla müvekkillerine ait tapu kaydının haksız ve mesnetsiz olarak iptal edildiğini ve hali hazırda Maliye Hazinesi adına kayıtlı ..., ...
6370 parsel içerisine meskun arazi vasfı adı altında dahil ve tescil edildiğini, bu nedenlerle resmi tapulu olup mülkiyet hakkının tamamı müvekkillere ait olup dava konusu 14 parselde bulunan taşınmazın tapu belgesinin iptal edilmesi ve hali hazırda Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunan 6370 parselden müvekkile ait 530 m²lik taşınmazın ifraz edilerek müvekkiller adına tescil edilmesine, bu taleplerinin mümkün olmaması halinde uğranılan zararın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden, olmadığı takdirde esastan reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.12.2015 tarihli ve 2013/260 Esas, 2015/451 Karar sayılı kararı ile tapu iptal tescil isteminin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 08.12.2015 tarihli ve 2013/260 Esas, 2015/451 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; toplanan deliller, dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarına göre denilmek suretiyle hiçbir somut gerekçe gösterilmeden, ilkelere aykırı şekilde karar verilmiş olup, hükmün hangi maddi ve hukuki gerekçe ve nedenlere dayandığı tartışılarak değerlendirilmemiş olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 22.10.2020 tarihli ve 2020/3 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararı ile tapu iptal tescil isteminin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 22.10.2020 tarihli ve 2020/3 Esas, 2020/359 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın niteliği net olarak belirlenmeden metrekare birim fiyatı soyut ifadelerle tespit edildiğinden hazırlanan rapor inandırıcı bulunmamış olup dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla belediye imar planı içinde olup olmadığı, değilse belediye veya mücavir alan sınırları dahilinde bulunup bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve etrafının meskun olup olmadığı hususlarının ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan sonra; arsa niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde emsal karşılaştırması yapılarak,
dava konusu taşınmazın arazi olduğunun anlaşılması halinde ise taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre değer biçildikten sonra, bulunan bedele varsa taşınmazın değerine etki edecek objektif artış gerektiren unsurlar da eklenerek, sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin 18.07.2024 tarihli ve 2022/421 Esas, 2024/557 Karar sayılı kararı ile tapu iptal tescil isteminin reddine, tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu, munzam zarar taleplerinin de kabul edilmesi gerektiğini belirtilerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi yönünden, olmadığı takdirde esastan reddi gerektiğini belirtilerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 rarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır.
Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, davacı tarafın ilk kararı temyiz etmediği gözetilerek davalı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12568, K. 2025/2104, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama