KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/12679 E., 2025/11015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/177 Esas, 2024/189 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.442 kelime·7 dk okuma·15 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerinden enerji nakil hattı geçirilen yapı bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip, enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının davalı idarelerden tahsili istemine ilişkin birleştirilen davada, verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleştirilen 2007/341 esas ve 2010/487 esas sayılı dosyaların davacı vekilinin talebi göz önünde bulundurularak HMK 150/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... Anonim Şirket (...) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 24.10.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Mahkemenin 24.10.2014 tarihli ek kararına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Mahkeme tarafından verilen karar, davalı ... vekiline 18.09.2014 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 02.10.2024 tarihinde verilmiştir.
Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Mahkemece verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; dava konusu Van ili , ..., ... köyü 236 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılarak üzerinden enerji nakil hattı geçirilen yapı bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu Van ili , ..., ... köyü, 236 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip, enerji nakil hattı geçirildiğini belirterek bedelin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.03.2007 tarihli ve 2005/384 Esas, 2007/147 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin 28.03.2007 tarihli ve 2005/384 Esas, 2007/147 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak; davalı idare, taşınmazın, 385 m²lik kısmı üzerinden ve tek bir enerji nakil hattı geçtiğini belirterek buna ilişkin belgeleri de dosyaya eklediği halde mahkemece yapılan keşifte bu konuda uzman olmayan kadastro bilirkişilerince iki ayrı hat olmak üzere toplam 6195 m2 lik kısım üzerinden enerji nakil hattı geçtiğinin belirtilmesi karşısında konusunda uzman bir elektrik bilirkişisi refakate alınarak taşınmaz başında tekrar keşif yapılarak irtifak alanının kesin olarak belirlenmesi gerektiği
düşünülmeden yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 24.5.2006 günü yürürlüğe giren 5496 sayılı kanun ile değişik 15/C maddesi uyarınca pilon yerinin ve irtifak hakkının davalı idare adına tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden hazine adına tescil edilmesi. davalı tam pay sahibi olmadığı halde İrtifak hakkının tesciline ilişkin hükmün tam pay üzerinden kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 26.03.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile bozma kararı gereğince işlem ve inceleme yapılarak asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 26.03.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; dava konusu taşınmazın niteliği, geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alınarak irtifak hakkı için parselin tüm değerinin binde beşini, ... adına geçen enerji nakil hattı için parselin tüm değerinin binde dördünü geçemeyeceği gözetilmeden daha yüksek oranda değer düşüklüğü tespit eden rapora göre irtifak hakkı bedelinin fazla tespiti doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 23.10.2018 tarihli ve 2016/346 Esas, 2018/216 Karar sayılı kararı ile bozma kararı gereğince işlem ve inceleme yapılarak asıl davanın temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi nedeniyle reddine, davacılar vekilinin beyanı doğrultusunda birleştirilen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.10.2018 tarihli ve 2016/346 esas 2018/216 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; birleştirilen davaların açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak; asıl davada davacının kamulaştırmasız el atılarak üzerinden enerji nakil hattı geçirilen yapı bedelinin tahsilini talep ettiği; davacının ev, ahır ve tandır evinin üzerinden geçen hattın davalılardan ...’ne ait ...
Enerji Nakil Hattı olup; bozma öncesi hükme esas alınan raporda dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapılar da dikkate alınıp, tüm değerinin tespit edilerek, enerji nakil hattı nedeniyle taşınmazın tamamında meydana gelecek olan değer düşüklüğü oranı belirlenip, irtifak hakkı karşılığının hesaplandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece yapı bedeline ilişkin kısım yönünden bozma yapılmadığından bahisle kararın kesinleşmesi nedeniyle davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de.
Mahkemece verilen ilk kararda taşınmazdan geçen enerji nakil hattı nedeniyle oluşan irtifak hakkı karşılığının hesaplanmasına ilişkin bölümde zemin bedeline yapı bedeli de dahil edilmek suretiyle bulunan toplam bedel üzerinden değer düşüklüğü uygulanmak suretiyle irtifak hakkı karşılığına hükmedildiği ve Dairemizce de bu hususta bozma yapılmadığı ancak davacı tarafın talebinin yapının tam bedeline ilişkin olduğu gözetildiğinde, öncelikle yapının üzerinden geçen enerji nakil hattının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ne göre usulüne uygun olarak tesis edilip edilmediği,
yapıların can ve mal güvenliği bakımından tehlike oluşturup oluşturmadığı, kullanımının mümkün olup olmadığının tespit edilerek, bu hususlara ilişkin bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp, sonucuna göre kullanılmaz hale geldiğinin anlaşılması halinde tam yapı bedeline, aksi takdirde ise geçen enerji nakil hattı nedeniyle yapının değer düşüklüğüne uğrayacağı hususu gözetilerek, hesaplama yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleştirilen davalar 2007/341 Esas ve 2010/487 Esas sayılı dosyaların davacı vekilinin talebi göz önünde bulundurularak 6100 sayılı Kanun'un 150/2 nci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, asıl dosya olan 2020/177 Esas ( Eski 2014/378 E) sayılı dosya yönünden; 22.510,00 TL yapı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, kalan taleplerin tamamının Mahkemenin 2014/378 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 19.04.2024 tarihli dilekçe ile davayı takip etmediklerini yazılı olarak bildirdikleri halde mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisine karar verilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı tesis edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacı ...'ın davaya konu taşınmazın maliki olmadığını, bedelin fahiş olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Asıl ve birleştirilen davalarda uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idarelerden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 6100 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesinde “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Davacı vekilinin 19.04.2024 havale tarihli dilekçesinde davayı takip etmedikleri beyan edildiği anlaşılmakla Mahkemece, davacının 19.04.2024 tarihli talebi uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Mahkemece verilen 24.10.2024 tarihli ek kararın ONANMASINA,
2.Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Erciş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/177 Esas, 2024/ 189 Karar sayılı kararının BOZULMASINA,
Davacılar ve davalı ...'tan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ...'tan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12679, K. 2025/11015, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama