KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13010 E., 2025/12083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/748 Esas, 2024/2897 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Seferihisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/127 Esas, 2024/7 Karar
Karar Metni
1.284 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ...., davalı ... vekili Avukat ... gelmişlerdir.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 3104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park alanı ve imar yolu olarak kamu hizmetine özgülendiğini belirterek şimdilik 10.000,00 TL'nin hukuki el atmanın başladığı tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza hukuki ya da fiili el atmanın söz konusu olmadığını, dava açma şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... ve...., .... ve ... ... .... ve Görev Uygulama Yönetmeliği uyarınca 17 metrenin altında kalan ve Yönetmeliğe ekli listede belirtilmeyen yollardan ilçe belediyesinin sorumlu olduğunu, bu nedenlerle taşınmazın kamulaştırma sorumluluğunun .... Belediye Başkanlığına ait olduğunu ileri sürerek davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza hukuki el atma olgusunun gerçekleştiğini, davalı ... Başkanlığının imar planı değişikliği talebini reddetmiş olduğundan sorumlu olduğunu, bu davalı yönünden verilen ret kararının hatalı olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, yasal faize hükmedilmesinin gerçek bedelin tahsiline imkan tanımadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; idareleri tarafından yapılan imar planı değişikliğinin diğer davalı ... kararı ile onaylanmadığını, sorumluluğun bu gerekçe ile idarelerine ait olmadığını, aksi kabul halinde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun'un (2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesi uyarınca uzlaşma başvurusunun dava şartı olduğunu, bedelin çok yüksek hesaplandığını, imar planında park alanı olan taşınmazın imar parseli olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, vekâlet ücreti ve harcın maktu belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 14.03.2014 tarihinde kesinleşen 1/1000 ölçekli ....Planlama Bölgesi....
Uygulama İmar Planında kısmen park alanı, kısmen 10 metre ve 12 metre genişliğinde imar yollarında kaldığı, dava konusu taşınmazın 2014 yılından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarece makul süre içinde giderilmediği anlaşıldığından taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak tespit edilen bedelin taşınmazın tahsis edildiği park ve imar yolunun genişliği gözetilerek ilçe belediyesinden tahsiline ilişkin karar usul ve kanuna uygun olduğu, hukuki el atmaya dayanan tazminat davalarında harcın maktu alınması;
ancak vekâlet ücretine ilişkin bir düzenleme olmadığından nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, belirlenen bedelin Anayasa'nın 46 ncı maddesi uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesi gerektiğini, vekâlet ücretine ayrıca KDV bedeli eklenmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, 14.03.2014 tarihinde ... tarafından onaylanan .... .... Uygulama İmar planında park alanında kalan dava konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu alanda plan değişikliği yapıldığını, dava konusu taşınmazın rekreasyon alanı olarak ayrıldığını, bu plan değişikliği işlemine itiraz edildiğini, itirazların Belediye Meclisinin 10.09.2024 tarihli ve 88 sayılı kararı ile reddedildiğini, daha sonra bu işleme karşı İdare mahkemesinde davacılar tarafından dava açıldığını, idare mahkemesindeki davanın derdest olduğunu, o davada verilecek kararın eldeki davayı etkileyeceğini, davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konuşu taşınmazın 14.03.2014 tarihinde onaylanan ...... Planlama Bölgesi 1. Etap 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen yol ve park alanında kaldığı, davalı ... Başkanlığının beyanlarına göre dava konusu taşınmazın imar planındaki tahsis amacının değiştirildiği ve rekreasyon alanına alındığı, bu plan değişikliğine karşı davacılar vekilinin yaptığı itirazların reddedilmesi üzerine İdare Mahkemesinde dava açıldığı anlaşılmıştır.
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun.
“Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında; davacılara ait dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında davalı ...
Başkanlığının sorumluluğundaki park ve yol alanında kaldığı, dava tarihi itibarıyla 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinden doğan sorumluluğun .... Belediye Başkanlığına ait olduğu anlaşıldığından, yargılama devam ederken yapılan plan değişiklikleri sonucu sorumluluğun devredilmesi davalı ... Başkanlığının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından, alınan rapor uyarınca tespit edilen bedelin davalı ...
Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirilmiş olup bu hüküm ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gözetilerek harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tabi davalarda maktu alınması gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (7) numaralı bendinde ye alan "2.253.337,00" sayısının hükümden çıkartılması, yerine “17.900,00” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... yararına 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13010, K. 2025/12083, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama