KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13037 E., 2025/7656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1547 Esas, 2024/222 Karar
- Dava tarihi
- 08.12.2021
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/222 Esas, 2023/68 Karar
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecri-misil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil alacağına ilişkin istinaf talebi yönünden miktar bakımından kesin olması nedeniyle istinaf dilekçelerinin reddine, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talebine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 249 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece haksız işgal nedeniyle müvekkili lehine 6.349,00TL ecrimisile hükmettiğini; fakat usul ve kanuna aykırı olarak lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, dava tarihi itibarıyla taşınmazın değerinin düşük belirlediğini, müvekkiline ödenmesine hükmedilen fark bedelin çok düşük olduğunu, kıymet takdiri bedelinin tespitinde etkili olan objektif değer artışının eksik belirlendiğini, dava konusu taşınmazın önemli konumda yer aldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının yüksek hesap edildiğini, bilirkişi raporunda ürünlerin en yüksek verimleri esas alınarak tespit yapıldığını, taşınmazın bulunduğu bölgede sulu ve kuru arazide hangi ürünlerin ekilebileceğinin, bunların yıllara göre dekara ortalama verim miktarlarının, yine değerlendirme yılındaki dekar başına üretim masraflarının ve hasat dönemindeki ortalama toptan satış fiyatlarının ilgili kurumlardan sorulması ve arazinin sulama durumunun tutanağa yazılması gerektiğini, bilirkişi heyetinin tespit ettiği kamulaştırma bedelinin bu hususlar gözetilmeden karara esas alındığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuşken, 02.03.2023 tarihli ıslah dilekçesinde tazminat bedeli olarak 159.862,00 TL istenildiği ve isteklerini sınırlandırdığı, karar tarihi itibarıyla Mahkemece hükmedilen ecrimisil bedelinin 6.349,00 TL olduğu, dolayısıyla kesinlik sınırının altında kaldığından bu alacağın fer'isi niteliğinde olan vekâlet ücreti bakımından da verilen karar miktar itibarıyla kesin olup istinaf yoluna başvurulamaz.
Bu nedenle ecrimisil yönünden istinaf başvurusunun miktar itibari ile reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile ecrimisil alacağına ilişkin istinaf talebi yönünden miktar bakımından kesin olması nedeniyle istinaf dilekçesinin reddine, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminata ilişkin başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13037, K. 2025/7656, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama