KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13156 E., 2025/9102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/147 Esas, 2022/281 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve davalılar ... ve ... vd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi ... Mahallesi 2083 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; projenin iptali için idare mahkemesinde iptal davası açtıklarını, bu davanın sonucunun beklenilmesinin gerektiğini, ayrıca ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/9 D.iş sayılı dosyası ile keşif yapıldığını, bilirkişi raporu aldırıldığını, bu raporda belirtilen bedelin dikkate alınmasını talep ve beyan etmiştir.
2. Bir kısım davalılar vekili ... cevap dilekçesinde özetle; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/9 ve 2013/4 D.İş sayılı dosyaları ile keşif yapıldığını, bilirkişi raporu aldırıldığını, bu raporda belirtilen bedelin dikkate alınmasını talep ve beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.07.2014 tarihli ve 2013/141 Esas, 2014/272 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin; davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vd. ile ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucundan; dava konusu taşınmazın kamulaştırmaya konu olan ve fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B1) harfi ile gösterilen 23.884,69 m²lik bölüm yönünden de net gelir metoduna göre hesaplanan 8,732TL/m² birim fiyatı üzerinden hesap yapılması gerektiği gözetilmeden, taşınmazın bu bölümünün ... suları altında kaldığından bahisle tarla vasfında olmadığı belirtilerek bu kısma soyut ifadelerle değer biçen bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmak suretiyle eksik bedel tespiti, kamulaştırılan taşınmaz baraj gölü içinde kaldığından, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesi gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.07.2017 tarihli ve 2016/370 Esas, 2017/110 Karar sayılı kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 18.07.2017 tarihli ve 2016/370 Esas, 2017/110 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir ısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalılardan ...’nın Mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmediği anlaşıldığından, bu davalının payı yönünden bozma öncesi tespit edilen metrekare birim fiyatının davacı idare yararına usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden yazılı şekilde fazlaya hükmedilmesi, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi ve 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... ve ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idare adına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazda uzun yıllardan beri mısır ekimi yapıldığı, davaya konu taşınmaz sulu tarım yapılabilen ikinci derecede sulu tarım arazisi olduğu, taşınmazın bu niteliği nazara alınmadan heyet tarafından taşınmazın değerinin düşük tespiti hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
3.Davalılar ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sulu tarım yapılabilen 2 nci Sınıf sulu tarım arazisi olduğunu metrekare bedelinin düşük hesaplandığını, davalıya ödenen 19.661,87 TL'nin iadesine karar verilerek, iade bedeli üzerine faiz işletilmesi hukuka ve esaslara aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare ile davalılar ... vd. vekillerinin tüm, davalılar ... vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Fazla bloke edilen bedelin davalı tarafça bankadan çekilinceye kadar varsa işlemiş mevduat faiziyle iadesine karar verilmesi gerekirken, iade edilecek bedele ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare ile davalılar ... vd. vekillerinin tüm, davalılar ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar ... temyiz itirazının kısmen kabulü İlk Derece Mahkeme kararının hüküm fıkrasının; (6) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Davacı idare tarafından fazladan depo edilen 19661,87 TL bedelin davalılardan ...'ya ödenmiş ise varsa ödeme tarihine kadar işlenmiş ile birlikte ...'dan alınarak davacı idareye iadesine, ödenmemiş ise varsa işlemiş nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ...'dan aşağıda yazılı temyiz başvuru harcının alınmasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13156, K. 2025/9102, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama