KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13238 E., 2025/10797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/409 Esas, 2024/3029 Karar
- Karar
- Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/158 Esas, 2022/251 Karar
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Konak ilçesi, ... Mahallesi 334 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kıymet takdir komisyonu raporunda bedelin düşük hesaplandığını, dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğini,düzenleme ortaklık payı kesinti oranının % 45 olması gerektiğini, kesim masası ve kabloların taşıma bedelinin kamulaştırma bedeline eklenmemesi gerektiğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu, müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ta ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; m² birim fiyatının rayicin çok altında belirlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı düzenlendiğini, itirazlarının nazara alınmadığını, dava konusu taşınmazın çok daha değerli sayılması gerektiğini, kesim masasının değerinin düşük belirlendiğini, binanın her katı için kablo tesisat bedeli hesaplanması gerektiğini ve kabloların taşınmazının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması neticesinde değer biçilmesi, taşınmaz üzerinde yer alan yapılara dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2021 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ'e uygun olarak değer biçilmesi, sökülüp taşınması mümkün makine ve tesisat bakımından söküm, nakliye ve montaj giderlerinin belirlenmesinin yöntem olarak doğru olduğu;
ancak Kadastral parsel niteliğinde dava konusu taşınmazın m² birim fiyatı tespit edilirken dava tarihi itibarıyla % 45 olan düzenleme ortaklık payı oranı üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, aynı ada içerisinde yer almayan ve doğrudan ana yola bitişik zeminde yer alan dava dışı taşınmazlara uygulanan düzenleme ortaklık payı oranı esas alınarak m² birim fiyatı hesaplanmasının ve faiz başlangıç tarihinin 24.09.2021 alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; meterekare değerinin yüksek olduğunu, idare lehin vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; meterekare değeri tespit edilirken %45 düzenleme ortaklık payı kesilmesinin hatalı olduğunu,faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, metrekare değerinin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13238, K. 2025/10797, 8 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama