KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13297 E., 2025/10259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1464 Esas, 2024/2001 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Keles Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/181 Esas, 2022/188 Karar
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 456 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas bilirkişi raporunda taşınmazın kiraz bahçesi olarak nitelendirilmesinin ve kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, ayrıca taşınmaz üzerindeki ceviz ağaçlarının tam verip vermediği araştırılmadan rapor düzenlenmesinin doğru olmadığını, üretim gelirlerinin brüt gelirin 1/3 ünü geçemeyeceği kuralının yanlış uygulandığını, davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini,
taleplerinin dava konusu taşınmazın bedelinin tespiti ile bütün takyidatlardan ari olarak müvekkili idare adına tapuya tescili ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999 uncu maddesi uyarınca yol olarak terkini iken sadece yol olarak terkin hükmünün kurulmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle ; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, objektif değer artış oranının düşük olduğunu, kalan kısımda değer düşüklüğü uygulanmasının gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kapama kiraz bahçesi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin doğru olduğunu, dava konusu taşınmazın keşif tutanağı ve bilirkişi raporu ile tespit edilen nitelikleri dikkate alındığında taşınmazın sulu arazi olarak kabulünün yerinde bulunduğu, taşınmazın niteliği ve konumuna göre objektif değer artışı uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumuna göre arta kalan kısımda değer düşüklüğü bulunmadığının kabulünde, ilçe tarım verilerinde belirtilen masraflarla ekonomik tarım yapılamayacağından üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, davacı taraf taleplerinin göz ardı edilerek sadece terkine yönelik hüküm kurulmasının hatalı olduğunu öne sürmüşse de; davacı tarafın dava dilekçesinde taşınmazın yol olarak terkinini talep ettiği, tescil talebinin olmadığı anlaşılmakla 4721 sayılı Kanun'un 999 uncu maddesi uyarınca kurulan hüküm yerindedir.
Dava konusu taşınmazın üzerindeki binaya resmi veri listesine göre yıpranma payları da gözetilerek değer biçilmesi isabetli olduğu, ancak taşınmazın sulama kaynağı olan kuyuya kaynağın bizatihi kuyunun olması sebebiyle bedel takdir edilmemesi gerekirken, bedel takdir edilerek fazlaya hükmedilmesi doğru bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Sulu kapama kiraz bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13297, K. 2025/10259, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama