KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13349 E., 2025/13241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/78 Esas, 2024/2029 Karar
- Karar
- Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/919 Esas, 2023/568 Karar
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ..., davalı vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ..., 1050 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin emsal karşılaştırılması yöntemi ile hesaplanmasını ve standart değerler, objektif unsur ile gerçek değerin tespit edilmesini, davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazların ... sanayi bölgesi içinde imarlı sanayi parseline 50 metre mesafede olduğunu, taşınmazın İzmir-İstanbul Otoyoluna 150 metre mesafede ... köyü mücavir alan sınırları içinde olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede ulaşım ve otobüs durağı ve hizmeti bulunduğunu, davaya konu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlandığını,
taşınmazın bedelinin ... veya ... köyündeki bir tarım arazisi gibi gelir metodu ile tespit edilmeyeceğini dava konusu parselin yakınında Türkiye'nin en büyük sanayi bölgesi olan ... mevcut olduğunu, çevrede yoğun bir sanayi yapılaşmasının olduğunu, mahkemece oluşturulacak bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak özellikle keşif esnasında Mahkeme hakimince gözlem yapılarak taşınmazın belediye hizmetlerinden hangilerinden yararlandığının, meskun mahal olup olmadığının, taşınmazın durumu itibari ile kullanım şeklinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek gerçek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer artışı oluşacağını, yüksek oranda objektif değer artışı uygulandığını, belirlenen bedelin fahiş olduğunu, faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, faizin hatalı uygulandığını, objektif değer artış oranının daha yüksek uygulanması gerektiğini, münavebenin hatalı uygulandığını, bölge rayiçlerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza dava tarihinde geçerli olan resmi veri listesi esas alınarak, yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle, sulu arazi için % 4 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğu, taşınmazın konum ve özelliklerine göre özellikle de önceki yıllarda aynı yörede açılan dava dosyalarında belirlenen sonuç metrekare değerleri ile kıyaslama yapıldığında uygulanan objektif değer artış oranı makul ve adil olduğu, kısmi kamulaştırma sebebiyle yapılan değerlendirmeye gelince;
taşınmazın kullanım amacı, geometrik şekli ve yüzölçümü gözetildiğinde kısmi kamulaştırma sebebiyle bilirkişi heyetinin yapmış olduğu değerlendirme isabetli olduğu, ancak eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı, Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "iptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun.
"Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası bu konudaki güncel kararları değerlendirildiğinde, dava tarihinden itibaren dört aylık süre içerisinde davanın sonuçlandırılmaması nedeniyle bu sürenin bitiminden itibaren kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli iptal kararı uyarınca TUİK tarafından açıklanan enflasyon rakamları oranında faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun. “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile.
“Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13349, K. 2025/13241, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama