KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13366 E., 2025/10931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1939 Esas, 2024/1473 Karar
- Karar
- Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/606 Esas, 2023/1043 Karar
Karar Metni
896 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu Mersin ili, ..., ... Mahallesi 114 ada 25 parsel sayılı taşınmazın nehir yatağında kalması neticesinde kamulaştırmasız el atılması nedeniyle tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik itirazlarını sunduklarını, öncelikle uzlaşma usulünün uygulanmasının dava şartı olduğunu, davaya konu edilen parselde kıyı oyulmalarının engellenmesine yönelik kuruluşlarına herhangi bir talepte bulunulmadığını, söz konusu parselin akarsu doğal yatağı içerisinde yer aldığını, doğal yatağın mevsimsel koşullara bağlı olarak,
kendiliğinden zaman zaman yön değiştirebildiğini, bu doğal akış içerisinde olabilecek aşınmalarda veya yer yer toprak kazanımlarında da kuruluşlarının bir kusuru veya ihmalinin söz konusu olmadığını, dere yataklarının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yararı kamuya ait mallar olduğunu, hiçbir şekilde özel mülkiyete konu edilemeyeceğini açıkladığı ve yargılama sırasında re’sen tespit edilecek sebeplerle idareleri aleyhinde açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi heyetinin eksik teşekkül ettiğini, heyetin tamamlanarak yeniden rapor alınması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının %5-6 olması gerektiğini, el atma tarihinin net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilleri kurumun harçtan muaf olduğunu, harca hükmedilmemesi gerektiğini, belirterek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın 10.163,11 m² yüzölçümlü olarak ve erik bahçesi niteliğinde tapuya kayıtlı olduğu, dosya kapsamına alınan harita mühendisi, jeoloji mühendisi ve ziraaat mühendisi bilirkişi raporlarına göre taşınmazın içinden nehir suyu akarak (A), (B) ve (C) kısımlarının tarla niteliğini kaybettiği görülmüş olup, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği ve davacının tazminat davasının haklı olduğu, hava fotoğraflarına göre yapılan değerlendirmeye göre taşınmazın 1983 yılı sonrası kısmen dere yatağı haline geldiği,
hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edildiği, buğday, taze fasulye ve biber münavebesi esas alınarak, taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değer biçilerek, kapitalizasyon faiz oranı da %4 olarak uygulanmak suretiyle sonuç metrekare birim değerinin 99,56 TL olarak tespit edildiği, bu haliyle;
dava konusu taşınmaza, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre ve dava tarihine göre, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre, değer biçilmesinin kanuna uygun olduğu, sulu arazi için kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasının Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu görülmüş, belirlenen m2 birim fiyat üzerinden toplam kamulaştırma bedelinin hesaplanması, dava konusu taşınmazda davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, ancak;
davalı kurum harçtan muaf olduğu halde, peşin harç ve tamamlama harcının yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan harç alınmasına karar verilmesinin doğru olmadığı ve yatırılan harcın talebi halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerektiğinden; davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda A ve C harfi ile gösterilen kısımlar dere yatağı olmadığı halde hesaplamaya dahil edilerek fazla bedele hükmedildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu Mersin ili, ..., ... Mahallesi 114 ada 25 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak taşınmaza değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13366, K. 2025/10931, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama