KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13447 E., 2025/10383 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/458 Esas, 2024/261 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/629 Esas, 2022/310 Karar
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, Taraklı ilçesi, ... Mahallesi 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; münavebeye alınan ürünlerin yörenin mutat tarım ürünleri olmadığını, enginar gibi geliri yüksek ürünlerin münavebeye alındığını, bilirkişi raporunda kullanılan verilerin resmi verilerle uyuşmadığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, değer düşüklüğü oranının yüksek belirlendiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılamanın uzamasına müvekkili idare sebebiyet vermediği halde kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, aksi kabul edildiği takdirde kapitalizasyon faizinin %4 oranında, objektif değer artış oranının ise en az %100 oranında uygulanması gerektiğini, irtifak değer düşüklüğü oranının en az %50 olması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda, taşınmazın 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında Marjinal Tarım alanında kaldığı, belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanmadığı, inşaat ve iskân izinlerinin olmadığı bildirilmiş ve Dairece Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında arazi vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği,
tüm bu nedenlerle arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artış oranının uygun olduğu, keza dava konusu taşınmaza yakın konumdaki 116 ada 13 parsel sayılı taşınmaz için açılan davada %75 oranında objektif değer artırıcı oranın Dairece kabul gördüğü,
yine 118 ada 12 parsel sayılı taşınmaz için öngörülen %65 oranındaki objektif değer artışının Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince uygun görüldüğü anlaşılmakla, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan sorgulamada dava konusu taşınmazın daha elverişli konumda olduğu görülmekle objektif değer artış oranın belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar davacı vekili seçilen ürünlere ve üretim miktarlarına itiraz etmiş ise de;
aynı yöreden olan dosyalarda bilirkişi heyetlerince iklim ve yağış durumuna göre enginar yetiştirilebildiği ziraat ilmi açısından açıklandığından ve ilçe tarım müdürlüğünden gelen yazılarda enginarın listede olması gözetildiğinde uygulanan münavebe deseninin yöre için uygun görüldüğü,
davacı idare üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ünden az olamayacağına ilişkin kuralın uygulanmaması gerektiğini öne sürmüşse de, son dönemdeki Yargıtay ve Daire uygulamalarına göre üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü kadar olacağı ya da bu oranın altında kalmamak ve fahiş olmamak üzere makul tutarda bu oranın bir miktar da üzerinde olabileceğinin kabul edildiği, hesaplama yöntemi doğru olup, bu husustaki istinaf talebinin de yerinde görülmediği, dosya kapsamına göre davacı idare lehine daimi irtifak hakkı sebebiyle değer azalışının yöntemine uygun tespit edildiği,
daimi irtifak hakkı sebebiyle oluşan değer azalışının tenzilinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, Taraklı ilçesi, ... Mahallesi 117 ada 3 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13447, K. 2025/10383, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama