KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13756 E., 2025/11534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3847 Esas, 2024/1704 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/427 Esas, 2024/792 Karar
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .... ili, ..., .... Mahallesi .... parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, müvekkilinin maliki bulunduğu gayrimenkule, davalı idare tarafından herhangi bir kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atılarak taşınmazın tamamının .... Havalimanı sınırları içine dahil edildiğini, el atma tazminatı olarak fazlaya dair tüm yasal haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .... Mahallesi .... parsel numaralı taşınmaz ...
Havalimanı 3. pist inşaat alanı, ışıklandırma emniyet, apron ve meydan genişleme sahası kamulaştırma planı dahilinde kalması nedeniyle kamulaştırma işlemine tabi tutulduğunu, dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonunca 1997 yılında 6.720,00 TL kamulaştırma bedeli takdir edildiği, kamulaştırma işlemine tabi tutulan taşınmazların tamamı için belirlenen bedelin ... Bankası ....
Şubesinde açılan hesaba yatırıldığı, kamulaştırmanın yapıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uygun olarak kamulaştırma işlemlerinin yerine getirildiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu (2942 sayılı Kanun) çerçevesinde arazinin vasfı, konumu, bedelinin tespitinde etkili olabilecek öğeleri değerlendirerek gayet yerinde bir kamulaştırma bedeli takdir ettiğini, dava konusu taşınmaz için Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açılmış, mahkemenin 17.03.1999 tarih ve 1999/35 Esas, 1999/225 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne,
taşınmazın idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, karar 20.07.1999 tarihinde kesinleştiğini, öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddine, bu talebimiz kabul edilmez ise haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı malik....'a yapılmış olan bir tebliğ evrakının olmadığını ve kamulaştırma bedelinin ödendiğine yönelik bir makbuzun olmadığı anlaşıldığını, taşınmazın m² bedelinin gerçek değerinin altında olduğunu, aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasına aykırı olduğunu ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu taşınmazın usulünce kamulaştırıldığından bahisle davanın reddine ilişkin ilamında davacı tarafın istinaf konusu ettiği sebeplerden ötürü usul ve kanuna aykırılık bulunmadığını, ancak, kararda davacı aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında belirtilen "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti,
bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." hükmü uyarınca davalı idare lehine maktu vekâlet ücret takdiri yerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlar. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; davacının paydaş olduğu dava konusu taşınmazın 09.07.1997 tarihinde Devlet Hava Meydanları İşletmesi tarafından ...
Havalimanı 3. Pisti yapılmak üzere kamulaştırılmasına karar verildiği, ancak kamulaştırma işlemi o tarihteki malike usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gibi, çekişmesiz kamulaştırma bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin bilgi ve belgenin de ibraz edilemediği, dolayısıyla dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşıldığından işin esasına girilip davacının kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
4. Diğer taraftan, dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 24.12.2019 tarihinden sonra açılmıştır. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
Buna karşın Anayasanın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan; “… dava tarihi itibarıyla…” ibaresini içeren Ek madde 3 nazara alındığında davaya konu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilecek bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosundaki değişim oranları esas alınmak suretiyle “dava tarihi” itibarıyla güncellenmesi sonucu ortaya çıkan bedelin hak sahibine ödenmesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13756, K. 2025/11534, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama