KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13856 E., 2025/10701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3028 Esas, 2024/1589 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/102 Esas, 2022/137 Karar
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... köyü 790 (yeni ... Mahallesi 349 ada 7) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını, raporda Kocaeli ili, ...
Mahallesi 141 ada 10 nolu parsellerin kıyasi emsal olarak taşınmaza ait 22.06.2016 tarihli satışın ele alındığını, bu satışın eski tarihli olup, Yargıtay içtihatları gereğince dava tarihine yakın tarihli satışların emsal olarak alınması gerektiğini, değer tespitinde emlak vergi beyan değerleri bakımından emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan 5 kat daha değerli olduğunun açıkça görüldüğünü, emsal taşınmazın imar uygulaması gördüğünü ve düzenleme ortaklık payı kesilmiş bir parsel iken dava konusu taşınmazın henüz imar uygulaması görmediğini, bunun da sağlıksız bir şekilde kıyaslama yapılmasına neden olacağını,
bilirkişilerce dava konusu parselin kamulaştırmadan arta kalan kısmı için %10 oranında değer azalışı hesapladığını, ancak dava konusu taşınmazların henüz imar uygulaması görmeyen parseller olması nedeniyle arta kalan kısımda değer azalışı hesaplanmasının doğru olmadığını, ayrıca dava konusu taşınmazın kamulaştırılan alanı dışında kalan binanın da bedelinin hesaplandığını, ancak bu hesaplamanın da kamu zararına sebebiyet vereceği için hatalı bir hesaplama olduğunu, beyan ederek bedel yüksekliği, taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama sürecinde alınan raporlar doğrultusunda, taşınmaz bedelinin çok düşük olarak belirlendiğini, taşınmaz üzerinde bulunan bina için belirlenen bedelin de aynı şekilde hakkaniyetsiz olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı 8 daireden oluşan bina için belirlenen miktarın, taşınmazın bulunduğu bölgede bir daire karşılığı gelmekte olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmına yapılan viyadüğün çok yüksek olduğunu, bunun sonucunda taşınmazda çok ciddi değer kaybı oluşmasına rağmen yerel mahkeme kararında yüzde 10 luk bir değer kaybı belirlendiğini,
fakat bu miktarın oldukça düşük olduğunu, taşınmazda oluşan değer kaybı değerlendirildiğinde yerel mahkeme tarafından verilen kararın son derece hakkaniyetsiz olduğunu iddia ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesinin (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekilleri istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri. 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek ve resen belirlenecek sebeplerle temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sürecinde alınan raporlar doğrultusunda, taşınmaz bedelinin çok düşük olarak belirlendiğini, taşınmaz üzerinde bulunan bina için belirlenen bedelin de aynı şekilde hakkaniyetsiz olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı 8 daireden oluşan bina için belirlenen miktarın, taşınmazın bulunduğu bölgede bir daire karşılığı gelmekte olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmına yapılan viyadüğün çok yüksek olduğunu, bunun sonucunda taşınmazda çok ciddi değer kaybı oluşmasına rağmen yerel mahkeme kararında yüzde 10 luk bir değer kaybı belirlendiğini,
fakat bu miktarın oldukça düşük olduğunu, taşınmazda oluşan değer kaybı değerlendirildiğinde yerel mahkeme tarafından verilen kararın son derece hakkaniyetsiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiş.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13856, K. 2025/10701, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama