KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/13932 E., 2025/11267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/411 Esas, 2024/285 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.072 kelime·5 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .. Mahallesi ... ada 31 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli ve 2017/337 Esas, 2018/567 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.03.2021 tarihli ve 2021/501 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz ile somut emsal taşınmazın değerlendirme tarihlerindeki Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla;
hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden hüküm kurulması doğru olmadığı gibi; dava konusu taşınmaz için belirlenen m² birim fiyatının emlak rayiç değerinden de düşük olduğu dikkate alındığında bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı,
dava konusu taşınmazın kamulaştırmasından arta kalan 32 parsel sayılı 6526,45 m²lik taşınmazın tek başına yapılaşma imkanının olup olmadığı, kamulaştırma nedeniyle taşınmazın kalan bu kısmında yapılaşmada kısıtlılık meydana gelip gelmediği ve kısıtlama meydana geldi ise oranının, ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden sorulması gerektiğinin düşünülmemesi ve kabule göre de, ilk karar ile hükmedilen bedelin davalıya derhal ödenmesine karar verildiği hâlde,
ilk karar ile hükmedilen bedele 29.11.2017 tarihinden ilk karar tarihi olan 26.06.2018 tarihine kadar faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün hatalı hesaplandığını, arta kalan kısım yönünden değer azalışı uygulanmasının yerinde olmadığını, taşınmazın arazi vasfında olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, emsal karşılaştırmasının hatalı ve eksik olduğunu, Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/538 Esas sayılı dosyasında 130 TL değer biçildiğini, emsalin uygun olmadığını, dava konusu taşınmaza viyadük ayağı yapılacağından ve viyadük ayak ve altlarına yapılaşma izni verilmediğinden arta kalan alanın atıl kalacağını, bu nedenle değer düşüklüğü oranının son derece düşük belirlendiğini, taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararlarını bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza; 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğrudur.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
4. 2942 sayılı Kanun'un kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması, emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması gerekir.
5. Dava konusu taşınmaz ile aynı mahallede olup yakın konumda yer alan, aynı kamulaştırma kapsamında kalan benzer nitelikteki 80 ada 20 parsel sayılı taşınmaz için 09.06.2020 değerlendirme tarihi itibarıyla 835,72 TL/m² değer biçildiği, işbu bedelin Dairemizin 2023/7571 Esas, 2023/12135 Karar sayılı kararıyla onandığı, ayrıca dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının emlak rayiç değerinden de düşük olduğu gözetildiğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunmamıştır.
6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;
imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
7. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmasından arta kalan 32 parsel sayılı 6526,45 m²lik taşınmazın (dava konusu taşınmazın viyadük altında kaldığı hususu birlikte değerlendirilmek suretiyle) tek başına yapılaşma imkanının olup olmadığı, kamulaştırma nedeniyle taşınmazın kalan bu kısmında yapılaşmada kısıtlılık meydana gelip gelmediği ve kısıtlama meydana geldi ise oranının ilgili Belediye İmar Müdürlüğünden sorulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13932, K. 2025/11267, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama