İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/14010 K.2025/9963

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine…

Esas2024/14010Karar2025/9963Tarih30 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.142 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/14010 E., 2025/9963 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Haziran 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1040 Esas, 2024/2750 Karar
Karar
Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.142 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalı Hazine vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar adına kayıtlı bulunan dava konusu ... ili, ... ilçesi, ...

Mahallesindeki 2753 parsel sayılı taşınmazın, 1096 ve 1097 parsellerin tevhidiyle 13.12.1996 tarihinde oluştuğunu, 2753 parselin öncesi 1096 parsel 13.10.1969 tarih ve 44 sayılı tapu kaydı ile sahil boyu 268 tahrir vergi kaydına istinaden 13.05.1977 tarihinde dayanak kayıt malikleri ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş olduğunu ve 19.02.1981 tarihinde dayanak kayıt malikleri adına komisyon kararı ile kesinleştiğini, tapuda yapılan satışla 1/2'lik payını müvekkil davacı ...

23.08.1994 tarihinde, 1/2'lik payını ise müvekkil davacı ... 02.07.1996 tarihinde devraldığını, 1097 parselin ise, 702 sayılı vd. tapu kayıtları ile sahilboyu 285 tahrir vergi kaydına istinaden ... ... ve müşterekleri adına 14.05.1977 tarihinde tespitle, Hazinenin itiraz üzerine yargılama aşamasında müvekkil davacı ...

04.09.1981 tarihinde tespit maliklerinden itirazlı şekilde satın aldığını ve hükmen 05.05.1996 tarihinde adına sicil edildiğini, davacılar adına kayıtlı 2753 parselin öncesi olan 1096 ve 1097 numaralı parsel olarak ayrı ayrı tapulama yapıldığı ve bu parsellere ait 31.06.1938 tarihli vergi kaydından (.... tahrir nolu vergi kayıtları) her iki parselin sınırlarının doğu hudutları deniz olarak okunduğu ve yine her iki parselin de batı hudutlarının yol olarak okunduğu diğer hudutlarının şahıs arazileri olduğunun kayıtlardan görüldüğünü,

ayrıca müvekkil davacıların aldığı ilk tapu kayıtlarında da taşınmazın sınırlarının şarken deniz garben yol olduğunu, müvekkil davacılar tapu kütüğüne güvenerek deniz kıyısında olan taşınmazları aldığını, 2753 parseli oluşturan 1096 ve 1097 parsellerden, 1097 parsel için ...

1. Kadastro Mahkemesinde açılan tapulama tespitine itiraz davasında, 1992/152 Esas, 1994/50 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne kararı verilmiş olduğunu, diğer kısım için de görevsizlik kararı verildiğini, 2006 yılında davalı ... kıyı kenar çizgisinin değiştirilmesi sonucu, müvekkil davacıların parselinin önünde idari yoldan parsel çıkarmış ve uhdesine 3354 parsel numarası ile tescil ettiğini, müvekkil davacılar tapu kaydına istinaden kendi parsellerinin deniz kıyısı olduğunu ve eğer bir parsel çıkarılacaksa ve kıyı kenar çizgisinin dışında ise ilgili taşınmazın kendilerine ait olduğunu,

aksi halde mülkiyet haklarının ihlal edileceğini, Maliye Hazinesinin idari yolla parsel çıkardığı 3354 sayılı parselin iptaline ve adlarına tescili için ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış olduklarını, Yerel Mahkeme, 2007/293 Esas 2010/262 Karar sayılı kararla davayı kabul etmiş olduğunu; ancak temyiz üzerine Yargıtay, Hazine adına kayıt oluşturulmasının sonuca etkili olmadığından bahisle kararı esastan bozduğunu, bu davanın 24.12.2012'de kesinleştiğini, davalı ..., davacı müvekkillerin deniz kıyısı parselinin önüne parsel çıkardığını ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, taşınmazın bir kısmının Hazine adına kaydedilmesiyle taşınmazın yüzölçümünün küçüldüğünü ve müvekkillerin malvarlığında büyük bir azalma söz konusu olduğunu,

uğramış oldukları zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Hazine vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların, dava konusu ... ili, ..., ...

Mahallesinde kain ve tapu kütüğünde 2753 parsel sayılı taşınmazın, 1096 ve 1097 parsellerin tevhidiyle 13.12.1996 tarihinde oluştuğunu, dava konusu 2753 parsel, öncesi olan 1096 ve 1097 numaralı parselleri tapu kayıtlarında şarken deniz garben yol yazması sebebiyle satın aldıklarını, dolayısıyla davacıların tapu kütüğüne güvendiğini ve bahse konu taşınmazları deniz kıyısında olması sebebiyle satın aldıklarını, davacılara ait parsellerin geldilerine bakıldığında;

vergi kayıtları ve tapu kütüğünde deniz kıyısında olduğunun görüleceğini, davacılar Yerel Mahkemeden, davalının idari yoldan çıkarılan 3354 parselin bedelini talep etmediklerini, davacıların talep ettiği tazminat, tapu kütüğüne güvenerek aldıkları deniz kıyısı parselin daha sonra idari yol ile davacı müvekkillere ait parsellerin önüne parsel tescil edildikten sonra ortaya çıkan değer kaybına ilişkin olduğunu, diğer taraftan davacılar lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı Hazine lehine düşük vekâlet ücreti takdir edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından her ne kadar 1096 ve 1097 parsel sayılı taşınmazlara uygulanan eski zabıt kayıtlarının 2006 yılında idari yoldan davalı hazine adına tescil edilen 3354 parsel sayılı taşınmazı kapsamasına rağmen hazine adına tescil edilmesi nedeniyle tazminat talep edilmiş ise de söz konusu zabıt kayıtları 3402 sayılı yasanın 20. maddesi uyarınca miktarı ile geçerli olup söz konusu zabıt kayıtlarındaki miktara göre dava konusu 1096 ve 1097 parsel taşınmazların davacıların akdi halefleri adına tespit ve tescil edildiği,

kadastro tespiti sırasında ve hükmen tescil dosyasında eski zabıt kayıtlarının kapsamının tayin edildiği, eski zabıt kayıtlarının kıyı kenar çizgisine ulaşmadığı, 3354 parsel sayılı taşınmaza yönelik davacı ... tarafından açılan tapu iptal davasının da reddine karar verildiği, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı herhangi bir zararın bulunmadığı, tazminat koşullarının oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesinin dayandığı gerekçe göre davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu,

ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca maddi tazminat davasının reddi durumunda davalı lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken mahkemece davalı Hazine yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14010, K. 2025/9963, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. B. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14010
Karar No
2025/9963
Tarih
30 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/14011 K.2025/11014
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/14012 K.2025/10757
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/14013 K.2025/10195
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/14014 K.2025/10196
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/14015 K.2025/10258
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/14016 K.2025/10955

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.