KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/14094 E., 2025/10132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/542 Esas, 2015/296 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili, ..., ... Mahallesi 2414 ada 91 parsel sayılı taşınmazda davalı payına isabet eden kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III.MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; metrekare değerinin düşük olduğunu belirterek resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dosya kapsamından dava konusu taşınmazın imar uygulaması gördüğü Düzenleme Ortaklık Payı kesilerek uygulama sonucu yeni tapu kayıtlarının oluştuğu ve bu yeni oluşan duruma göre karar verilmesi gerektiği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması üzerinden edinilen bilgilerden de dava konusu taşınmazın imar uygulaması ile pasife alındığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; dava konusu taşınmazın oluşan yeni tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden, kadastro krokileri ilgili Kadastro Müdürlüğünden, imar uygulamasına ilişkin tüm bilgi ve belgeler ise ilgili belediye başkanlığından temin edildikten sonra yeni tapu kayıtlarındaki maliklik durumu da gözetilip, mahallinde refakate resen alınacak fen bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak kamulaştırma krokisinin yeni oluşan taşınmazlara uygulanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
5.Dava konusu taşınmaz paydaşı davalı ...'un suriye uyruklu olduğundan bahisle 23.12.2013 tarihli tapu kaydında payına 1062 sayılı Hudutları Dahilinde Tebaamızın Emlakine Vaziyet Eden Devletlerin Türkiye'deki Tebaaları Emlakine Karşı Mukabelei Bilmisil Tedabiri İttihazı Hakkında Kanun(1062 sayılı Kanun) uyarınca Hazinece el konulduğu beyanının yazıldığı; 12.06.2014 tarihli tapu kaydına göre taşınmazın 25.12.2013 tarihinde tapuya işlenen imar uygulaması sonucu alanının değiştiği gibi, ... payı üzerindeki beyanın bulunmadığı, yine Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve TAKBİS üzerinden edinilen bilgiden 27.08.2014 tarihli imar uygulaması sonucu oluşan parsellerde de belirtilen beyanın bulunmadığı anlaşılmıştır.
6. Davalı ...'un payı üzerindeki 1062 sayılı Kanun uyarınca Hazine tarafından el koyma beyanının kaldırılıp kaldırılmadığı araştırılıp, 1062 sayılı Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ve Yönetmelik hükümlerine göre, Türkiye'de taşınmazı bulunan Suriye uyruklu şahısların mülkiyet hakları sınırlandırılmış olmasına karşın, ortadan kaldırılmamış olup, tapu maliki ve mirasçılarının mülkiyet hakkı devam etmekte ve taşınmaza ilişkin olarak her türlü dava hakkı bulunmakla birlikte, Hazine'nin de davada taraf olarak malik veya mirasçılar yanında yer alması zorunlu olduğu gözetilmelidir.
Bu durumda; Mahkemece dosyadaki belgeler gözetilerek gerekli araştırmalar yapılıp davalı kayıt maliki ...'un, adı geçenin ölmüş olması halinde ise mirasçılarının taraf olarak davaya katılımı sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14094, K. 2025/10132, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama