KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/3953 E., 2025/646 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3867 Esas, 2024/504 Karar
- Dava tarihi
- 20.10.2022
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/630 Esas, 2023/417 Karar
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili,...ilçesi, ... Mahallesi 2213 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz içerisinde mülkiyeti müvekkiline ait bir adet müstakil ev bulunmakta olup davalı müvekkilinin kardeşi ...’a ait taşınmazdan getirilen suyun taşınmaz içerisindeki havuzda biriktirilmesi suretiyle sulanmakta olduğunu ve taşınmazda sulu tarım yapılmakta olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedeli hesaplanırken buğday – kapya biber-kornişon hıyar üçlü münavebe planı uygulanarak hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, 2213 parsel sayılı taşınmazın 52,68 m²lik kısmı Devletin hüküm ve tasarrufu altına geçecek olup kamulaştırma neticesinde taşınmazın bütünlüğü bozulacağını,
bu haliyle taşınmazda değer düşüklüğü olacağının aşikar olduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin değer düşüklüğü hesaplanarak kamulaştırma bedeline eklenmesini talep ettiklerini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi talebinde bulunduğunu, fakat davalıların bu dava sebebiyle davalı sıfatını kazanması kanundan kaynaklandığından, davalıların davanın açılmasına sebebiyet verecek eylem ve işlemleri mevcut olmadığından davacı idarenin vekâlet ücreti isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazlın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin düşük olduğunu, emsal karşılaştırmasının gerçeği yansıtmadığını, eksik bedele hükmedildiğini, taşınmazın bütünlüğünün bozulduğunu, arta kalan kısım için değer azalışına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; arsa niteliğinde olan kamulaştırılan taşınmazın özelliklerine uygun ve mümkünse aynı lokasyonda emsal araştırması yapılarak, dava konusu taşınmaza % 40’dan aşağı olmamak üzere objektif değer artışı uygulanarak, dava konusu taşınmazın bütünlüğünün bozulması sebebiyle kalan kısma değer azalışı uygulanarak kamulaştırma bedelinin yeniden hesaplanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi somut emsal olarak kabul edilen ve belediye tarafından açık artırma yoluyla satılan Sarılar Mahallesi 345 parsel sayılı taşınmaz ile yapılan kıyaslama da uygun bulunarak, her iki taşınmazın da kadastral parsel oldukları anlaşıldığından düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaması yerinde olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3953, K. 2025/646, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama