KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/4632 E., 2024/10176 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/489 Esas, 2024/114 Karar
- Dava tarihi
- 08.07.2013
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Yalova ili, Çınarcık ilçesi, Kocadere köyü 1383 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.09.2013 tarihli ve 2013/53 Esas, 2013/39 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi olan 2010 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınarak değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre ve üretim masraflarına sermaye faizi eklenerek hesap yapan bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve fen bilirkişisi Hayri Çelik ile orman bilirkişisi Kemal Civcioğlu tarafından düzenlenen 22.04.2013 tarihli rapor ve krokide (A1), (B1) ve (C1) harfleri ile gösterilen kısımların geometrik durumları ve yüzölçümleri nazara alındığında kullanılamaz hale geldiği anlaşıldığından bu bölümlerin de tam bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden bu kısımlarda değer azalışı olduğunun kabulü ile aza hükmedilmesi,
dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve 22.04.2013 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B3) harfi ile 24.02.2011 havale tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde ise (A) harfi ile gösterilen kısmın yüzölçümü ve geometrik şekline göre bu kısımlarda değer azalışı olamayacağı düşünülmeden de yazılı şekilde değer düşüklüğünün olduğunun kabulü ile fazlaya hükmedilmesi,
Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/97 Esas, 2014/137 Karar sayılı dosyası ile ... tarafından davacı idare ve davalılara karşı açılan tapu iptal ve tescil istemli davada, dava konusu 1383 parselin 1.513,03 m²lik kısımının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği halde, 22.04.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda taşınmazın 1.627,84 m²lik kısmının devlet ormanı içinde kaldığı tespit edildiğinden, yüzölçümleri arasındaki bu çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
dava konusu taşınmazın 4.945,52 m²lik kısmının bedeline hükmedildiği halde, 4.916,17 m²lik kısmın tapu kaydının iptaline karar verilmesi ve 22.04.2013 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A2) ile gösterilen 509,76 m²lik kısım ile (C2) ile gösterilen 1.427,92 m²lik kısmın tapudan yol olarak terkinlerine ilişkin hüküm kurulmaması, dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması, dava tarihinin gerekçeli karar başlığına yanlış yazılması,
ve tespit edilen bedele 26.03.2011 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi ve faizin karar tarihine kadar işletilmesi gerektiği hususunun hüküm fıkrasında belirtilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kamulaştırmadan arta kalan ve yüzölçümleri, geometrik durumları dikkate alındığında kullanılamaz hale geldikleri değerlendirilen fen bilirkişi raporunda (A1), (B1) ve (C1) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden davalıların kamulaştırma talebi bulunmadığı gibi kamulaştırmadan arta kalan ve 24.02.2011 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A), 22.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda ise (B3) harfi ile gösterilen bölümde meydana gelen değer artışı ve azalışı oranlarında bir isabetsizlik olmadığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından,
davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar ve asli müdahile ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, usuli kazanılmış hak ihlal edilerek karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedelinin çok düşük belirlendiğini, dava tarihi esas alınarak hesaplama yapılmasının davalıların zarara uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4632, K. 2024/10176, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama