İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/5842 K.2025/236

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının…

Esas2024/5842Karar2025/236Tarih8 Ocak 2025Okuma6 dk · 1.289 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2024/5842 E., 2025/236 K.·Asıl Ve Birleştirilen

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ocak 2025
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2545 Esas, 2023/1265 Karar
Davadan davacılar
... vd. vekili Avukat ...
Davada davalı
... vekili Avukat ...
Dava tarihi
12.02.2015
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.289 kelime·6 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; ... ili,... ilçesi,...köyü, 59 parsel sayılı taşınmazda mülkiyetlerinin... Kadastro Mahkemesinin 21.06.1993 tarihli ve 1989/17 Esas 1993/24 Karar sayılı kesinleşmiş kararına dayandığını, söz konusu taşınmaza davalı tarafça mayın döşenmek suretiyle kamulaştırmasız olarak el atıldığını, müvekkiline taşınmaz bedeli olarak tazminat ödenmesi için davalı taraf ile yaptıkları uzlaşma talebinin davalı tarafın 03.11.2014 tarihli cevabı yazısında reddedildiğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte taşınmaz bedelinin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle.

Gümrük Muhafaza Genel Komutanlığının lağvedilmesi üzerine 16 Temmuz 1956 tarihli ve 6815 sayılı Kanun uyarınca hudutta bulunan mayınlı parsellerin tamamının Jandarma Genel Komutanlığına ve daha sonrada 10 Kasım 1988 tarihli ve 3479 sayılı Kanun hükümlerine göre Kara Kuvvetleri komutanlığına devredildiğini, aradan 60 yıl geçmiş olması nedeni ile şahıslara ödenen kamulaştırma bedelinin hangi parsel için kimler adına ve ne kadar ödendiğine ilişkin bir belgenin bulunamadığının anlaşıldığını, aynı parsel için Besi Batıhan ve dava arkadaşları tarafından...

1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/1223 Esas sayılı davası ile açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil davasının devam ettiğini, davaların benzer olduğundan dosyanın... l. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/1223 Esası ile birleştirilmesine karar verilmesini ve tüm bu nedenlerle cevap dilekçesinin kabulü ile açılan davanın reddine, mahkeme masrafı ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2020 tarihli ve 2018/667 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli ve 2020/1318 Esas, 2022/801 Karar sayılı kararıyla; taşınmaza el atma tarihinin 04.11.1983 tarihi sonrası davacıların mülkiyet hakkını kazandığı 1993 tarihi olduğundan vekille temsil edilen davacılar yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin ise kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin iki numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2022 tarihli ve 2020/1318 Esas, 2022/801 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın paydaşları tarafından açılan dava dosyasında Dairemiz 2019/10128 Esas, 2020/774 Karar sayılı karar ile dava konusu taşınmazın kuru arazi olduğu kabul edilerek değer biçilmesi yönünde bozma yapıldığı hükme esas alınan bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazın nasıl sulandığı ve sulama kaynağı belirtilmeden, çevresinde sulu tarım yapıldığı ve yakınlarında bulunan sondaj kuyusunun varlığı gerekçesi ile sulu arazi sayılarak değer tespit edildiği gözetildiğinde dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde bedel tespiti doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi varsayılmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyaya iki keşif sonucunda giren iki adet bilirkişi raporuna uyumsuz olduğunu, dava konusu arazide mayın olmasa idi dava konusu parselde sulama kuyusu açılabileceğini ya da hemen yanındaki parsellerde bulunan sulama kuyuları sayesinde rahatlıkla sulanabileceğini, fotoğraflama yapılmak sureti ile bu hususun tespit edildiğini, buna rağmen arazinin somut hiçbir veriye dayanmadan kuru arazi olarak kabul edilmesinin bu hususun hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin müvekkil kurum kayıtlarında yapılan incelemede.

Türkiye Cumhuriyetinin sınır güvenliğini korumak maksadı ile ... ilini de kapsayan bölgeye 1955 yılı öncesinde mayın döşemek sureti ile el atıldığı tespit edildiğini, arşiv kayıtlarında “GİZLİ” gizlilik derecesini haiz yaklaşık 1200 adet mayın krokisinin iş bitim tarihleri 1955-1956 lı yıllara ait olduğunu, İşin bitiş tarihinin 1955-1956 yıllarına ait olduğu dikkate alındığında, işe başlama tarihinin (taşınmaza el atma tarihi) 1950 li yıllara dayandığını, ayrıca bu konu 21 Ekim 1955 tarihli ...

Gazetesinde de haber olarak yayımlandığını, ancak kamulaştırma belgelerine tam olarak ulaşılamasa dahi el atma tarihi 1955 yılı olan dava konusu parselin, 221 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde yer alan “6830 Sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği tarihe (9 Ekim 1956) kadar kamulaştırma işlerine dayanmaksızın kamulaştırma kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrımenkuller ilgili amme hükmi şahsı ve müessesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır” hükmü 4 üncü maddesinde yer alan “Gayrımenkulün bedelini dava hakkı bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten (12 Ocak 1961) itibaren iki sene sonra düşer”

hükmü gereği dava konusu parselin 221 sayılı Kanun kapsamında kamulaştırılmış sayıldığı açık olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “...Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu ... ili,... ilçesi, Hanyeri köyü, 59 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

08.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/5842, K. 2025/236, 8 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5842
Karar No
2025/236
Tarih
8 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5843 K.2025/1154
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/5843 K.2025/531
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/5845 K.2025/457
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/5847 K.2025/961
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5850 K.2025/127
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/5853 K.2025/267

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.