KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/7088 E., 2025/6368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/4062 Esas, 2024/760 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/612 Esas, 2022/542 Karar
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1072 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek bedelinin tespit edilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, belirlenen bedele ayrıca %110 objektif değer artırıcı unsur sebebiyle ilave yapılmasının uygun olmadığını, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmı için yaklaşık %12,67 oranında değer azalışı hesaplanmasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, taşınmazın arsa vasıflı değerlendirmeye tabi tutulan 1.142,16m²lik kısmın değeri hesaplanırken kıyasi emsal olarak Sakarya ili, ... ilçesi, ...
339 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ele alındığını, bahse konu taşınmaza ait imar durumu, merkezi konumlara uzaklık, belediye hizmetlerinde yararlanma, emlak vergi beyan değeri vb. gibi değerlendirmeye esas özellikler bakımından hiçbir açıklama yapılmadığını, ayrıca emsal alınan satışın açık teklif usulü ile ihale sonucunda yapılan bir satış olduğundan özel amaçlı satış olduğunu, bilirkişilerin imar uygulaması gören emsal taşınmazdan düzenleme ortaklık payı oranını düşmediklerini, oysa Yargıtay içtihatlarına göre 2003 yılından sonra düzenleme ortaklık payı oranının %40 alınması gerektiğini,
ayrıca satış tarihinde emsal taşınmaz üzerinde yapılar olduğunun tespit edildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan yapının bedelinin satış bedelinden düşüldükten sonra dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesi gerektiğini, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz aynı mahallede bulunmadığından emsal alınamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kamulaştırılmak istenen 1273,60 m²lik kısmının arazi niteliğinde kabul edilerek taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumununa göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, aynı mahalde bulunan taşınmaza ilişkin Yargıtay'ın %140-200 objektif değer artışı uyguladığı,
raporun değerlendirme tarihindeki verilere uygun şekilde düzenlendiği, neticeten arazi niteliğinde olan kısım için 2019 yılı itibarıyla metrekare birim fiyatının 109,77/TL olarak belirlendiği.
1142,16 m²lik kısmın ise 1/1000 lik plan kapsamında kaldığı, arsa vasfında değerlendirildiği aynı yıl için neticeten tespit edilen 139,87 TL/m² metrekare birim fiyatının idarenin ileri sürdüğü gibi yüksek olmadığı kanaatine varılarak, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, adil ve hakkaniyete uygun olarak belirlenen bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesinde ve Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesine bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/7088, K. 2025/6368, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama