KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/8592 E., 2025/4750 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2379 Esas, 2024/965 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/144 Esas, 2022/374 Karar
Karar Metni
891 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... köyü 488 parsel (yenileme ile ... köyü 166 ada 112 parsel) sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatının yapıldığını, taşınmaz maliklerince müvekkili idare aleyhine Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/1206 Esas, 1996/57 Karar sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığını ve hükmedilen bedelin müvekkili idarece ödendiğini, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalı tarafça tapuda ferağ verilmediğini, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; davayı kabul ettiklerini, ancak dava açılmadan önce kendilerine bildirim yapılmadığını ve tapudan feragat ile ilgili bir talepte bulunulmadığını, davanın açılmasına kendileri sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde özetle; davayı kabul ettiklerini, ancak dava açılmadan önce kendilerine bildirim yapılmadığını ve tapudan feragat ile ilgili bir talepte bulunulmadığını, davanın açılmasına kendileri sebebiyet vermediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ilk duruşmadaki beyanında; davayı kabul ettiğini belirterek aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, tapu maliki muris ...’a noter tebligatının 16.11.1995 tarihinde yapıldığını, kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiğini, kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, bu nedenle davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini,
müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine gerekçe olarak gösterilen Yüksek Mahkeme kararlarının 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarına ilişkin olduğunu, oysa eldeki davanın 2942 sayılı Kanun’un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil davası olduğunu, davalı tarafın yıllar önce kamulaştırma bedelini almasına karşın müvekkili idare lehine ferağ vermediğini, dolayısıyla bu davanın açılmasına sebebiyet verdikleri, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını,
taşınmazın her türlü takyidattan ari olarak müvekkili idare adına tesciline kurulmamasının infazda sıkıntı oluşturabileceğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kaydı malikleri davalılar ve mirasçıları dahili davalıların ve murislerinin davadan önce tapuda ferağ için davet edilmedikleri, ancak dahili davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun ilk duruşmadan önce dilekçe ibraz ederek ve duruşmada davayı kabul ettiklerini bildirdikleri,
bu dahili davalılar yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 312 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu sonucuna varılmakla adı geçen dahili davalılar yönünden davacı idare vekilinin istinaf isteminin yerinde bulunmadığı, ancak davanın reddine karar verilen bir kısım dahili davalı murisleri tarafından tezyid-i bedel davası açıldığından, bu dahili davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret kararı verildiği,
davayı kabul etmeyen davalılar aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemiş olduğu, kendilerini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmediği ve taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde tescil hükmü kurulduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8592, K. 2025/4750, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama