KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/9817 E., 2025/3505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/456 Esas, 2024/760 Karar
- Karar
- Ret
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen arsa payı düzeltim davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda bağımsız bölümlerin arsa payının yanlış olarak hesaplandığını ve tapuya da bu şekilde tescil edildiğini ileri sürerek davalıya ait taşınmazın arsa payının yanlış tespit edilen değerinin yeniden belirlenmesini, düzeltilmiş haliyle tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait taşınmaza ilişkin yapı kullanma izin belgesinin 1973 yılında alındığını, 1973 yılında kat mülkiyetine geçildiğini, 1973 yılından bu yana da arsa paylarına ilişkin itiraz olmadığını, davayı kabul etmediklerini davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2022 tarihli ve 2018/1152 Esas, 2022/206 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli ve 2022/1524 Esas, 2023/1901 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararı usul ve kanuna uygun bulunarak dahili davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; somut olayda dava konusu taşınmazda 1972 yılında kat irtifakı kurulduğu, kat irtifakına geçiş tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı gibi dava konusu taşınmazda 1973 yılında kat mülkiyeti kurulduğu da dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, herhangi bir değerlendirme ve gerekçe içermeyen soyut ve genel ifadeli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda somut ve haklı nedenlerin ortaya konulduğunu, kararın hukuki gerekçeden uzak olduğunu, arsa paylarına yönelik düzenleme hususunda imzası bulunmayan maliklerin haksız yük altına sokulduğunu, bozma ilamındaki itiraz süresi değerlendirmesine de itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılar vekilinden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9817, K. 2025/3505, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama