KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/9858 E., 2025/5412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2679 Esas, 2024/856 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
913 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) 5177 sayılı Kanun'la eklenen 19/son maddesi uyarınca köy boşluğu niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idareye aidiyeti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mardin ili, ... ilçesi, ... köy boşluğunda bulunan muhdesatın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan muhdesatın davacı idare adına aidiyetini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2016/214 Esas, 2017/216 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, muhdesatların davacı idare adına terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/1438 Esas, 2022/1536 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli hükmedilmesi gerektiği de göz önüne alınarak taşınmaz üzerinde bulunan yapıya 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca değer belirlenmesinin yerinde olduğu, dava konusu yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı olmadığı ve bu yönde mahkeme kararı da bulunmadığı anlaşıldığından, arazi bedelinin kamulaştırma bedeline eklenmemesinde isabetsizlik görülmediği;
ancak tespit edilen kamulaştırma bedelinin ödenmesine ilişkin hüküm kurulmamış olması, kamulaştırma bedeline işletilmesi gereken faizin başlangıç tarihinin hatalı tespiti, idarenin harçtan muaf tutulması ve idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini belirterek taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/1438 Esas, 2022/1536 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; köy boşluğu niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın değerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, dava konusu muhdesatın yüzölçümünün tespiti için alınan 28.10.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda; muhdesat alanının 1.457,42 metre kare olarak belirlendiği, 28.11.2016 havale tarihli raporda; muhdesat alanının 762,11 m² olarak tespit edilerek hesaplama yapıldığı, 12.08.2017 havale tarihli fen bilirkişi raporunda; yapının alanının 158 m², bahçe duvarının 153 m² olduğuna ilişkin tespit yapıldığı,
12.08.2017 havale tarihli raporda; yapı alanının 158 m², bahçe duvarının ise 765 m² olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, 06.09.2017 havale tarihli hükme esas alınan raporda ise 12.08.2017 havale tarihli rapordaki yüzölçüm verileri esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmakla fen raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin yapılan hesaplama sonucunun hükme esas alınması,
2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine 5177 sayılı Kanun ile eklenen fıkrada "Başkası adına tapulu, sahipsiz veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgari levazım bedeli, ağaçların ise 11. madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir." hükmü düzenlenmiştir.
Davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan yapının bayındırlık resmî birim fiyatları nazara alınıp yıpranma payı, müteahhit kârı ve işçilik ücreti düşülerek, 2942 sayılı Kanun'un 19/son maddesi uyarınca asgari levazım bedeline hükmedilmesi gerekirken, anılan kanun hükmüne aykırı, denetime elverişsiz bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli ve 2022/2679 Esas, 2024/856 Karar sayı kararı ile bozma kararında belirtilen esaslar gözetilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınma bedelinin kamulaştırma bedeli kapsamında ödenmesi gerektiğini, bedelin düşük olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu muhdesat kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Köy boşluğu niteliğindeki taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesine 5177 sayılı Kanun'la eklenen 19/son maddesi uyarınca değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9858, K. 2025/5412, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama