KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/11172 E., 2025/17415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2348 Esas, 2025/833 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/131 Esas, 2023/57 Karar
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. köyü, .. mevkii, 915 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenizce objektif, gerçek ekonomik koşulları karşılayan ve hakkaniyete uygun alanında uzman bilirkişilerce bir bedel tespit edilmesini, davanın 4 ay içinde sonuçlandırılmaması halinde belirlenecek bedele bu sürenin bitiminden itibaren yasal faiz yürütülmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece belirlenen değerin kabul edilemeyecek kadar düşük ve taşınmazın gerçek değerinin çok altında belirlendiğini, taşınmazın gerçek değerinin Mahkemece tespitine, davanın 4 ay içinde sonuçlandırılmaması halinde belirlenecek bedele bu sürenin bitiminden itibaren yasal faiz yürütülmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdiri raporunda belirlenen bedel ile bilirkişi raporu belirlenen bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, dava konusu taşınmaz tarla vasfında iken arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmaza belirlenen bedelin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmadığını, meskun mahalde bulunmadığını, davalılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın geriye bırakılmasına, yerel mahkeme kararının bedel yönünden kaldırılarak hakkaniyete uygun bedel belirlenerek taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için hazırlanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora itiraz ettiklerini ancak, mahkemece itirazların değerlendirilmediğini, taraflarınca emsal olarak bildirilen taşınmazların dikkate alınmadığını, hükme esas alınan raporda belirlenen emsal taşınmazın hatalı olarak belirlendiğini, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin çok altında kaldığını, dava konusu taşınmazın metrekare fiyatının çok düşük olduğunu, dava tarihine daha yakın sunmuş oldukları emsallerin değerlendirme dışı bırakılması suretiyle hak kaybına sebep olunmamasının usul ve kanuna aykırı olduğunu,
emsal olarak tarla vasfındaki taşınmazların dikkate alınarak rapor tanzim edilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda karşılaştırma tablosundaki oranların müvekkilinin aleyhine değiştirilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, raporda karşılaştırma tablosunda davaya konu taşınmazın imar durumu puanını ve emsal taşınmazın imar durumunun aynı olmasının son derece hatalı bir değerlendirme olduğunu, objektif değer artışına sebep olacak hususların dikkate alınmadan eksik değerlendirme yapılmasının da hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda ağaç bedellerinin hatalı ve eksik hesaplandığını belirterek,
yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11172, K. 2025/17415, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama