KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1409 E., 2025/11869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/246 Esas, 2024/223 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/50 Esas, 2020/233 Karar
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 163 ada 22 parsel (ifrazla 163 ada 72 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait taşınmazın bir kısmının kamulaştırılması ile taşınmazın değerinin ciddi derecede azalacağını, arta kalan kısmın fiziken kullanılmasını engelleyeceğini ve mevcut imar planları göz önüne alındığında bu kısımda yeniden bina yapma imkânının da ortadan kalkacağını, dava konusu taşınmazın güncel değerinin en yüksek olacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda bilirkişi heyetince soyut kıyaslamada bulunularak dava konusu taşınmazın daha değerli olduğunu belirtilse de somut verilerde emsal taşınmazın daha değerli olduğunu, vergi beyan değerleri bakımından emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan yaklaşık 4 kat daha değerli konumda olduğunu, yüzölçümleri bakımından, emsal taşınmazın yüzölçümü büyük dava konusu taşınmazın yüzölçümünün çok küçük olması nedeniyle her hangi bir yapı yapılacak konumda olmadığını, emsal taşınmazın imar planında arsa vasfında olup dava konusu taşınmazın ise kadastral parsel olduğunu,
aynı bölgede yapılan satışların tamamı dışlanarak başka bir bölgede gerçekleştirilen bir satışı tüm dava dosyalarında tek ve değişmez emsal alındığını, bu durumun değerlendirmenin yeterince yapılmadığı izlenimini verdiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın uygunluğu denetlenmeden üstün ya da eksik yönleri tek tek belirtilmeden değer tespit edildiğini, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun Yargıtay kararlarına aykırı olması nedeniyle hükümde kıymet takdir raporundaki değerlendirmelerin esas alınmasını gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esasa alınan kök rapor ve ek raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz kıyaslamasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın geometrik durumu, eğimi, ulaşım imkanları, belediyenin imkanlarından faydalanma durumu, yapı yapmaya uygunluğu mukayese edildiğinde, hemen her özellik emsal taşınmaz ile aynı nitelikte olmasına karşın emsal taşınmaza nazaran dava konusu taşınmazın değerinin %37 daha düşük gösterildiğini, emsal taşınmazın 2.000,00 m² oluşunun dava konusu taşınmaza nazaran serbest piyasada satışını zorlaştıracağını,
bu sebeple de değerinin daha düşük olmasını gerektirdiğini, kamulaştırma işleminden sonra arta kalan kısımda inşaat yapma imkanı azalacağından arta kalan kısımda değer düşüklüğü olacağını ancak rapora bu hususun eklenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumu bulunduğu konum nazara alınarak arsa olarak kabulü ile arsalara özgü emsal kıyaslaması yöntemi ile taşınmazın değerinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmamadığı, emsal Mersin ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi 5822 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 08.01.2013 tarihli satışı esas alınarak yapılan karşılaştırma neticesinde dava konusu taşınmazın değerinin tespit edilmesinde, taşınmazdaki inşai muhdesatların bedelinin kamulaştırma bedeline yansıtılmasında ve taşınmazın arta kalan kısmında yüzölçümü, taşınmazın geometrik yapısı nazara alındığında değer kaybı olamayacağının kabul edilerek kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davanın niteliğine göre davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Mersin ili, .... ilçesi, .... Mahallesi 163 ada 22 parsel (ifrazla 163 ada 72 parsel) sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 256,15 m²lik kısmının kullanım amacı, yüzölçümü, geometrik şekli ve Dairemiz geri çevrilme ilâmı uyarınca dosya arasına alınan .... Belediye Başkanlığının “Planlı Alanlar İmar yönetmeliğine göre parsel genişliği, parsel derinliği , yola cephesi vs. Şartlar gözönüne alındığında, kamulaştırma öncesi ve sonrası tek başına yapılaşamadığından inşaat izni verilemeyeceği” şeklindeki cevabi yazısı birlikte değerlendirildiğinde, bu bölümde değer azalışı oluşacağı gözetilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirir.
5.Tespit edilen bedelin davalı tarafa derhal ödenmesine karar verilmesi ve faiz bitiş tarihinin gösterilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında tespit edilen bedele uygulanan faizin bitiş tarihi gösterilmeyerek infazda tereddüt oluşturulması ve belirlenen bedelin karar kesinleştiğinde ödenmesine dair karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1409, K. 2025/11869, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama