KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/14231 E., 2025/15506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1136 Esas, 2025/829 Karar
- Karar
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/437 Esas, 2024/480 Karar
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dava değerinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesi ile istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı idare vekilince temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 16.06.2025 tarihli ek kararla davacı idare vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Bölge Adliye Mahkemesince dava değeri dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin '' kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar'' yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde;
temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2025 tarihli ek kararı kaldırıldıktan sonra yapılan incelemede,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2025 tarihli ve 2025/1136 Esas, 2025/829 Karar sayılı kararının davacı idare vekiline 26.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, kararın davacı vekilince 13.06.2025 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi gerekirken miktardan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14231, K. 2025/15506, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama