KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1515 E., 2025/12610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1768 Esas, 2024/1882 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/402 Esas, 2023/197 Karar
Karar Metni
891 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ..., ... 278 81... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz hakkında aynı davacı tarafından Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/411 Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve kesinleştiğini, dava konusu taleplerin bir kısmının eldeki temyize konu dosya ile mükerrer olup kesin hüküm itirazının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın 3. kişiler tarafından kullanıldığını, müvekkili belediyenin taşınmaza fiilen el atmadığını,
müvekkili idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğunu ve taşınmazın çok az bir kısmını kamu yararına Park olarak düzenlendiği gözetilerek tazminat talebinin reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde ... lehine istimlak şerhi bulunduğunu ve bu şerhin taşınmazın değerine yapacağı olumsuz etki değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edildiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin hem adli hem idari yargıda devam eden davalar mevcut olup Danıştayca davanın reddi kararlarının onandığını, bilirkişi raporunun hatalı ve eksik değerlendirmeler içerdiğini,
belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsalin uygun olmadığını, emsal dava dosyaları ile eldeki dosyaya sunulan bilirkişi raporunda aynı taşınmaz için belirlenen değerlerin birbiriyle çeliştiğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 278 81... parsel sayılı taşınmaza park alanı yapılmak suretiyle kamulaştırma olmaksızın filen el atıldığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, 2022 yılı emlak vergisine esas metrekare birim fiyatının 7.000,00 TL olduğu, emsal olarak alınan ...
55 06... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu, 2022 yılı emlak vergisine esas metrekare değerinin 2.300,00 TL olduğu, emsal taşınmaza ait hissesinin 28.07.20 16... yevmiye numaralı resmi satış örneğinin dosyaya celp edildiği, emsal olma özelliğine sahip bulunduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan 1,14 kat daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da değerlendirildiğinde yerinde olduğu,
ancak kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 esas 1956/6 karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı,
harcın nispi alınması gerekirken maktu alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle kamu düzeni uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazdaki davacı payı karşılığının davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1515, K. 2025/12610, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama