KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1811 E., 2025/11048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2684 Esas, 2024/2490 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/21 Esas, 2021/192 Karar
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki temsilciler kurulu ve yönetim kurulu toplantı kararlarının iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine; üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, ...
Mahallesi ... sok. ... ... sitesi ... nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, site yöneticiliğinin yatırım bütçesi toplamak adına 02.01.2020 tarihli merkez yönetim kurulu ve 21.11.2020 tarihli temsilciler kurulu kararları almış olup, aldıkları kararlara istinaden kat mülkiyeti kanununa ilişkin hiçbir bildirim ve tebliğ yapılmadan, kat maliki olarak müvekkiline tahakkuk ettirildiğini, yönetim kurulu kararında ise m² birim fiyatının 17 TL olarak belirlenmiş olup, bu belirlemede hangi şartların ve dahili alınacak demirbaş hizmet ve bedellerin ayrıntılı dökümünün belirtilmemiş olduğunu,
daha önceleri de yatırım bütçesi olarak toplanan bazı yatırımlar için tekrar bütçe yapılmasının usul ve esas açısından sorunlu olup denetiminin yapılması gerektiğini, buradan hareket ile usul ve kanuna aykırı oluşturulmuş yatırım bütçesinin iptali için işbu davanın açılmasının zorunluluk haline geldiğini, mahkeme sonuçlanana kadar yatırım bütçesinin toplanmasının sakıncalı olup tedbir kararı verilmesinin gerektiğini belirterek, 02.01.2020 tarihli merkez yönetim kurulu ve 21.11.2020 tarihli temsilciler kurulu kararlarının iptaline ve tahakkuk edilen yatırım bütçesinin toplanmasına tedbir uygulanarak dava sonuna kadar durdurulmasına,
vekâlet ücreti ve mahkeme masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dilekçesinde, alınan yönetim kurulu kararında yatırım bütçesinin belirlenmesinde hangi şartların nazara alındığına ve hangi hizmetlerin yapılacağına yer verilmediğini iddia etmişse de bu beyanın doğru olmadığını, ... sitesi merkez yönetim kurulunun 02.01.2020 tarihli kararında, alınmış olan kararın hangi zorunluluklar nedeniyle alındığının ayrıntılı bir şekilde ve kalem kalem izah edildiğini, 2020 yılı içerisinde toplanacak olan kararlar ve 2020 yılı yatırım bütçesinin de internet sayfasında tüm kat maliklerinin bilgilendirilmesi için 06.01.2020 tarihli ve sonrasında yayınlandığını,
bununla da yetinilmeyerek davacının maliki olduğu dairenin bulunduğu 32 A blok girişine 06.01.2020 tarihinde 2019 yılı mali durum raporu başlığı altında 12 sayfa halinde ilanen asıldığını, ... sitesinin gerek üst yönetim kurulu işlevini gören blok temsilcilerinin 21.11.2019 tarihli kararının gerekse bu kurulun yetkilendirildiği ve site merkez yönetim kurulu işlevini ifa eden alt yönetim kurulunun almış olduğu 02.01.2020 tarihli kararın yönetim kurulu kararı niteliğinde olup, dayanaklarını 23.12.2018 tarihli 32. Blok kat malikleri kurulundan aldığını,
Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 32/3 üncü maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından alınan kararların öncelikle kat malikleri kurulunca görüşülüp karara bağlanması gerektiğini ve bu tür kararların iptali için doğrudan mahkemeye başvurulabileceği hususunda Kat Mülkiyeti Yasasında herhangi bir hükme yer verilmediğini belirterek, davanın reddine, müvekkili site yönetimince alınmış olan tüm kararların usul ve yasaya uygun bir şekilde alınmış olduğundan davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 02.01.2020 tarihli merkez yönetim kurulu kararının iptali istemli davanın reddine, 21.11.2019 tarihli temsilciler kurulu toplantısında alınan yatırım bütçesinin toplanması, toplanacak tutarın hesaplanması, taksit sayısının belirlenmesi, daire başı yansıtma tutarının hesaplanması yöntemlerinin belirlenmesi hususlarında merkez yönetim kurulu üyelerine karar verme yetkisinin verilmesine dair kararın iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yönetim Kurulu kararlarının yokluğunun tespiti mümkün iken bu kararlara ilişkin herhangi bir dava yolunun bulunmadığı ifadesi yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tümden reddi gerektiğini, her ne kadar, kat malikleri kurulunun 23.12.2018 tarihli kararının 8 inci maddesinde, "2019 faaliyet dönemi için yatırım bütçesi ile karşılanması gereken ihtiyaçların görüşülmesi,
ihtiyaçları karşılayacak yatırım bütçesinin hazırlanması ve onaylanması için temsilciler kuruluna yetki verilmesi" şeklinde açıklamaya yer verilmiş ise de, Toplu Yapı yönetiminde seçilen blok temsilcilerinin 01.01.2019-31.12.2020 faaliyet döneminde 2 yıl görev yapmak üzere seçildiklerini, site hayatının devamlılığı gereği ve özellikle gider kalemleri nazara alındığında, belli bir zaman veya süreyle sınırlandırılmasının da, kat maliklerinin hak ve menfaatleri ile bağdaşmayacağını, kaldı ki, 23.12.2018 tarihli Kat malikleri kurulu kararının, kararlar bölümünün 6 ncı maddesinde,
"Gündemin 7. maddesi gereği 01.01.2019-31.12.2019 faaliyet dönemi işletme projesinin hazırlanması ve onaylanması için temsilciler kuruluna yetki verilmesi görüşmelerine geçildi.
Yapılan görüşmeler sonucunda 01.01.2019-31.12.2019 ve 01.01.2020-30.11.2020 faaliyet dönemleri işletme projelerinin hazırlanması ve onaylanması için temsilciler kuruluna yetki verilmesine 54 kabul oyu ile oy birliği ile karar verilmiştir." şeklinde karar verildiği görülmekte olup, iki yıl için görevi ifa etmekte olan Blok Temsilcileri kuruluna 2020 yılı bütçesini yapma yetkisinin de verilmiş olduğunun açık bir şekilde görüldüğünü belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yönetim Kurulu kararları aleyhine doğrudan Mahkeme'de dava açılamayacağından davacının istinaf talebi yerinde olmadığı, usul ve yasaya uygun denetlenebilir bilirkişi raporu gereğince ,dosyaya sunulan evrak belgeler incelendiğinde, her ne kadar yönetimin iki yıl için seçildiği belirtilmişse de; 2020 yılı bütçesi için blok temsilcilerine verilmiş bir yetkinin bulunmadığı anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı kanaatine varılarak başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık temsilciler kurulu ve yönetim kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1811, K. 2025/11048, 14 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama