KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1861 E., 2025/12491 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1930 Esas, 2024/1961 Karar
- Karar
- Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/986 Esas, 2023/91 Karar
Karar Metni
1.062 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ile davalılar ... .... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... .... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalılar ... .... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 92... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... .... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu savunarak gerçek değerinin tespitini istemiştir. 2. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele kamulaştırma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit edilen fark kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 07.04.2020 tarihinden karar tarihi olan 01.02.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işlemiş faiziyle birlikte davalılara hisseleri oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, arazi vasfında olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın rayiç değerinin çok üzerinde olduğunu, eksik ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idarenin kamulaştırma bedelini süresinde depo etmediğini, taşınmaza 2019 yılı itibarıyla değer biçilmesine rağmen kamulaştırma bedelinin 2023 yılında tahsil edilebildiğini, davacı idarenin davayı sürüncemede bıraktığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak üzerindeki ağaca ise maktuen değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, öte taraftan kamulaştırma bedelinin usul ve kanuna uygun olarak verilen sürelere rağmen yatırılmadığı, depo kararının istinaf aşamasında yerine getirildiği,
tespit edilen kamulaştırma bedeline uygulanacak yasal faizin taşınmazın bedelini karşılamayacağı, Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereğince taşınmazın gerçek karşılığına hükmedilmesi gerektiği, bir kısım davalıların duruşmadaki ve istinaf dilekçesindeki beyanından taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilmesini istemediği,
bu durumda bahse konu davalılar yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... .... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalılar ... .... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar ... .... nın kamulaştırma bedelini bankadan çekmiş olup bu hususun zımni kabul anlamına geleceğini, istinaf mahkemesi kararı doğrultusunda davanın reddi kararı kaldırılıp yerel mahkemece yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verildiğini, istinaf mahkemesince verilen ilk kararın davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu, bu hususun dikkate alınmadığını, istinaf mahkemesinin birbiriyle çelişir karar verdiğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki ağaca yaş, cins ve verim durumuna göre maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dosyadaki bilgi ve belgelerden.
Mahkemece verilen kesin süreler içerisinde depo kararının yerine getirilmediği, İlk Derece Mahkemesinin 28.07.2021 tarihli ilk karar celsesinde davalılar ... .... vekili tarafından kamulaştırma bedelinin yatırılmasına ilişkin yeniden süre verilmesine muvafakat ettiğine yönelik beyanda bulunulduğu, buna rağmen davanın reddine karar verildiği, depo kararının söz konusu ilk karar tarihinden sonra 10.08.2021 tarihinde yerine getirildiği, davanın reddi kararının davacı idare tarafından istinaf edilmesi üzerine,
adı geçen davalılar vekili tarafından verilen 15.09.2021 tarihli istinafa cevap dilekçesinde ise, davacı idare tarafından fark kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiği, müvekkillerinin mağduriyetinin bir an evvel giderilmesi adına depo edilen bedelin ödenmesi yönünde bankaya müzekkere yazılmasının talep edildiği, tüm bu hususlar birlikte gözetilerek yeniden yargılama yapılarak esas hakkında bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının kaldırıldığı anlaşılmakla;
davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yanılgılı değerlendirme ile davalılar ... .... yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1861, K. 2025/12491, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama