KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1991 E., 2025/13725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1615 Esas, 2024/1482 Karar
- Karar
- Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- ... Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/173 Esas, 2024/18 Karar
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Bingöl ili, ... ilçesi, ... 1 22... parsel sayılı tasınmazda bulunan 350,20 m²lik taşınmaza davalı kurumca kamulaştırma kararı alınmadan haksız yere el atılmasından dolayı Bingöl ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/351 Esas numarası ile dava açıldığını, söz konusu davada yerel mahkemece 30.05.2019 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, kararın istinaf incelemesi nedeniyle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yaptığı inceleme neticesinde kararın düzeltilerek davanın kabulü yönünde kesin olarak karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine verilen kararın icraya konu edildiğini, ...
İcra Müdürlüğünün 2021/5653 Esas sayılı icra takibi ile mahkeme kararında belirtilen kararlar yönünden yapılan alacağın ödemesinin davalı Kurum tarafından 10.10.2022 tarihinde gerçekleştirildiğini, enflasyon oranları, döviz kurları, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarındaki artış karşısında davacının kazanmış olduğu tazminatın alım gücü karşısında değersiz bir hal aldığını, somut olayda munzam zararın tüm şartların gerçekleştiğini belirterek oluşan zararın davalı idareden tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle zarara uğradığını, bunun en somut delilinin kendilerine geç ödenen kamulaştırma bedeli ile kaybetmiş oldukları taşınmaz yerine yeniden taşınmaz almak istedikleri hâlde son yıllarda yaşanan aşırı enflasyon nedeniyle alamamaları olduğunu, bu süreçte ekonomik verilerde ve taşınmaz değerlerinde yaşanan fahiş artış ve değişimler sonucunda müvekkillerinin uğradığı zararının yasal faiz oranı ile karşılanamadığını, Anayasa Mahkemesi kararlarında munzam zararda davacının zarara uğradığını, ayrıca ispatlaması yönünde katı yorum yapılmasının hak ihlali olarak değerlendirildiğini, bu kapsamda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca idare lehine hesaplanan 10,00 TL vekâlet ücreti ödenmesine karar verildiğini bu hususun hatalı olduğunu, davacının dava değerini ıslah ederek 99.629.23 TL'ye yükseltildiğini, ıslah edilen miktar üzerinden vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça temerrüt faizini aşan somut bir zarar olduğu ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği;
ancak karar tarihinde yürüklükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirleneceği" düzenlemesi karşısında reddedilen davada davalı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1991, K. 2025/13725, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama