KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/214 E., 2025/11407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1075 Esas, 2024/2075 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/365 Esas, 2023/18 Karar
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 14,68 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arta kalan kısım imar adası içerisinde olduğundan ve tevhit şartı ile yapılaştığından bu kısım için %100 değer düşüklüğü verilmesinin hatalı olduğunu, bu kısmın ilgili belediyece kamulaştırılması gerektiğini, acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedel ile bu dosyada hazırlanan bilirkişi raporunda aynı emsal alındığı hâlde, raporlar arasında yüksek fark bulunduğunu, acele kamulaştırma dosyasında ödenen bedelin dava tarihi itibarıyla güncel değerinin tespit edilmesi ve bu dosyada belirlenen kamulaştırma bedelinden güncel haliyle düşülmesi gerektiğini,
seçilen emsalin uygun emsal olmadığını, tek emsal kullanılmasının hatalı olduğunu, idarece emsal olarak kullanılan ....
Mahallesi ... ada .... parselin emsal alınmasının uygun olacağını, taşınmazın halihazırdaki durumu dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, bilirkişilerce tespit edilen kamulaştırma bedelinin bilimsel esaslara, yasal düzenlemelere ve konuyla ilgili Yargıtay içtihatlarına aykırı bulunduğu, lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme elverişli olmayan rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, bedelin düşük tespit edildiğini, serbest piyasada davaya konu taşınmazların satışlarının çok daha fazla bedeller üzerinden yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak metrekare değerinin belirlenmesinde dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının sınıfı belirlenerek, resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 97,98 m² yüzölçümlü bölümü kendi başına işe yaramadığından bu bölümün de bedeline hükmedilmesinde ve davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit edilmesinde ve kamulaştırmadan arta kalan kısmın tamamının bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Buna karşın, kamulaştırmadan arta kalan ve tamamının bedeline hükmedilen kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereği yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/214, K. 2025/11407, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama