KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2173 E., 2025/12096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/48 Esas, 2023/232 Karar
- Karar
- Kabul
Karar Metni
1.282 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ile davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle;süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Erzurum ili, .... ilçesi,.... Mahalle 102 ada 111 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini ve kamulaştırmadan arta kalan bölüm kullanılamaz hale geleceğinden bu bölümün de kamulaştırılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.06.2014 tarihli ve 2014/137 Esas, 2014/137 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan taşınmazlar dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalleden çok daha farklı bir mahallede olduğu gibi çok daha küçük yüzölçümlü olduklarından ve dava konusu taşınmaz ile emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Taktir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas metrekare değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın 374 ada 74 parsel sayılı taşınmazdan 1,80 kat daha değersiz, 149 ada 57 parsel sayılı emsalden 2,5, 373 ada 494 parsel sayılı emsalden ise 6,5 kat daha değerli olduğu anlaşılmasına rağmen,
bilirkişi kurulunca emsallerin tamamının dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edildiğinden, ayrıca aynı amaçla kamulaştırılan ve Dairemiz denetiminden geçen 102 ada 98 parsel sayılı taşınmaza ait dava dosyasında düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda işbu dava dosyasında bilirkişi kurulunca emsal olarak alınan bu taşınmaz satışlarının uygun emsal olamayacağının kabul edildiği de dikkate alındığında,
rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca inceleme yapılarak alınacak rapor sonucu karar verilmesi gerektiğinden ve kamulaştırmadan arta kalan alanda kamulaştırma nedeniyle bir kısıtlılık meydana gelip gelmeyeceği sorularak sonucuna göre arta kalanda değer azalışına hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ve 2017/383 Esas, 2014/137 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik görülmediği, ne var ki dava konusu taşınmaza; acele el koyma dosyasında Nisan 2013 değerlendirme tarihi itibarıyla 80,00 TL/m² bozma kararı öncesi Mahkemece verilen ilk kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihi olan 08.07.2013 tarihi itibarıyla 75,00 TL/m² bozma kararı sonrası alınan 24.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda 85,48 TL/m² ve aynı heyetçe düzenlenen hükme esas raporda ise ....
Mahalle 158 ada 2 parsel sayılı taşınmaz emsal olarak alınmak suretiyle 32,17 TL/m² birim fiyat belirlendiği anlaşılmış olup, dosya arasında bulunan bilirkişi kurulu raporlarında dava konusu taşınmaza birbirinden farklı ve çelişkili metrekare birim fiyatları belirlendiği anlaşıldığından bu raporlara göre hüküm kurulması mümkün olmadığından taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca inceleme yapılarak alınacak rapor sonucu karar verilmesi gerektiğinden ve dava konusu taşınmazın kamulaştırma sonrası arta kalan alanının geometrik durumu, yüzölçümü,
kamulaştırma amacı nazara alındığında bu kısmın kullanılamaz hale geldiği anlaşıldığından, bu bölümün tamamının bedeline hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsalin uygun emsal olmadığını, kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen emsalin baba oğul arasında gerçek bir satış değeri olmayan ve emlak beyan değeri üzerinden yapılan satış olduğunu, bu satışın emsal alınmasının hatalı olduğunu, güçlü delil niteliğindeki ... Mahallesi dava dosyalarında belirlenen 85 TL/m² birim fiyatının Yargıtay denetiminden geçtiği de gözönünde bulundurulduğunda bozma kararı gerekleri yerine getirilmeden belirlenen metrekare birim fiyatının düşük olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen diğer nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla kanun hükümlerine uygundur.
4. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelenen emsal satışın taşınmazın bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi olan 07.09.2010 tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğunu gösteren ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulmadan,
dosya içinde emsalin farklı emlak rayiçleri bulunduğu gözetilerek değerlendirme tarihi olan 2013 yılında bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerinin çelişki giderilmek suretiyle ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden araştırılmadan,
emsal satışın aynı soyadlı kişiler arasında yapıldığı iddia edildiğinden Tapu Müdürlüğünden resmi senet getirtilip denetlenmeden değer biçilmesi doru olmadığı gibi dava konusu taşınmaz ile emsal kıyaslaması yapılırken emsalin ve dava konusu taşınmazın imar durumları kıyaslamaya dahil edilerek değer biçildiğinden yine aynı Mahallede ...'nın yaptığı kamulaştırmalarda 2010 yılının Ekim ayında 75 TL metrekare birim fiyatı Dairemiz denetiminden geçtiği de gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamıştır.
5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;
imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ile davalılar ... vd. vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davacı idare ile davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2173, K. 2025/12096, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama