KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2192 E., 2025/12505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2600 Esas, 2024/1692 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Uludere 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/861 Esas, 2021/130 Karar
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Şırnak ili, ... ilçesi, ... köyü ... mevki 1 04... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı İdare vekili istinaf başvurusunda özetle; objektif değer artışı uygulanmasının yanlış, uygulanan objektif değer artış oranının da fazla olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, hükme esas alınan raporda ürün gelir ve birim fiyatlarının yüksek, masraflarının az alındığını, kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer artışı uygulanmamasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idarece kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemli açılan davada; dava konusu taşınmaz hakkında taraflar arasında görülen kamulaştırmasız el atma ve ecrimisil davasında davacı idarece el atıldığından taşınmazın tapusunun iptali ile el atılan bedelin davacıya ödenmesine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, taşınmazla ilgili tekrar bedel tespit davası açmakta davacının bir hukuki yararı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine dair verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı idare vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2192, K. 2025/12505, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama