KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2518 E., 2025/12455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1668 Esas, 2024/1865 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Pınarhisar Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/32 Esas, 2022/264 Karar
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırklareli ili, ..., köyü 1 29... parsel sayılı taşınmazın irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; takdir edilen bedelin fahiş olduğunu, irtifak nedeniyle değer azalışı oluşmayacağını, ürün net gelirlerinin yüksek alındığını, objektif değer artışı uygulanmasını gerektirecek unsur bulunmadığını ve idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulunca belirlenen objektif değer artırıcı unsur oranlarının taşınmazın konumuna uygun düştüğü, değerlendirmeye alınan ürün verilerinin resmî veriler ile uyumlu ve yörenin münavebe sistemine uygun bulunduğu,
taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu taşınmazın hissedarları davalılar ... ve ...'in dava konusu taşınmazdaki paylarını 30.12.2024 tarihinde dava dışı ... ve ...'e, davalılar ... ve ...'ın ise 04.02.2025 tarihinde dava dışı ... ve ...'a satış yoluyla devrettikleri anlaşılmıştır. 3. 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre yeni malikler davaya dahil edilerek karar verilmesi gerektiğinden bu husus bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2518, K. 2025/12455, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama