KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2724 E., 2025/12612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1492 Esas, 2024/2027 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Küçükçekmece 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/373 Esas, 2023/139 Karar
Karar Metni
1.005 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan asıl davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olduğu gerekçesiyle 22.01.2025 tarihli ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; hükmedilen tazminat bedelinin toplamı üzerinden yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tazminat bedeli yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 22.01.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığından bahisle, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle davacı tarafından davalı idare aleyhine açılan Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/314 Esas, 2021/340 Karar sayılı kararının kaldırılarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından 16.11.2021 tarih ve 2021/1726 Esas, 2021/1661 Karar sayılı kararının verildiğini, temyiz incelemesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin kararı Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/3239 Esas,
2022/7316 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, davacılar yönünden el atma bedelinin 7.167.305,68 TL olduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak 5.718.727,48 TL’ye hükmedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 727.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının ilk dava tarihi olan 18.08.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile birlikte davalı idareden tahsil edilerek taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 727.000,00 TL tazminat bedelinin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, maktu harca hükmedilmesi gerekirken müvekkili idareye nispi harç yüklenmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlarla ilgili iş bu dosyanın tarafları arasında görülen Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/685 Esas sayılı kararı ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde 5.320.278,93 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının faiziyle ödenmesine dair verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasına karar verildiği,
bilahare yapılan yargılamada 5.718.727,48 TL'lik kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı belediyeden tahsili ile davacılara ödenmesine dair verilen kararın ise el atma bedelinin 7.167.305,68 TL olduğunun tespiti ile yeniden karar kaldırılarak hüküm kurulduğu,
iş bu ilamın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2022/3239 Esas, 2022/7316 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, bu bedelden davacıların payına düşen 6.445.748,20 TL'nin kesinleşen karara göre davacılar için hükmedilen 5.718.727,48 TL bedel düşüldükten sonra geriye kalan 727.020,72 TL’nin tahsili talepli açılan ek davada,
kesinleşen dosyaya göre bakiye bedele hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de kamu düzenine ilişkin olarak 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmadığından nispi harca hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne
karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiş, ayrıca; ek karara karşı sunduğu temyiz dilekçesinde kararın kesin nitelikte olmadığını, ek kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan kısmın tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2724, K. 2025/12612, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama