KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/2836 E., 2025/7419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1359 Esas, 2024/1488 Karar
- Dava tarihi
- 08.04.2021
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/638 Esas, 2022/1083 Karar
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; depo maliki davalı ... tarafından müvekkili ...
Apartmanı Kat Malikleri Kurulu ve Yönetiminin izni ve muvafakatı olmadan; tapuda ...ili,... ilçesi, ....Caddesi, 41 pafta, 9 90... parsel numarasında kayıtlı olan apartmanda, apartmanın yan bahçesi olan ortak kullanım alanına isabet eden bölümün, boylu boyunca, dış cephe ve apartman duvarlarından başlayıp doğu taraftaki bahçe kısmını tamamen kapatılmak suretiyle, ortak kullanım alanına tecavüz edilerek bina dış cephesinde imara ve mimari projeye aykırı inşaat ve eklentiler yapılarak,
apartmanın projesinde olmayan bir dükkan yapılmak suretiyle bodrum kattaki maliki olduğu depo ile birleştirildiğini, bu imalat ve yapılan dükkanın, kat maliklerinin tüm itirazlarına rağmen davalı tarafından yıktırılmadığını, ayrıca söz konusu tecavüz neticesinde kapıcı dairesinin o yöne bakan pencere ve havalandırmalarının da kapatılmış olduğunu ve bu şekilde ortak alan olan kapıcı dairesinin de kullanılamayacak hale geldiğini, tapu kayıtlarında böyle bir dükkanın da olmadığını, davalının dükkan yaptığı alan,
tüm kat maliklerinin arsa payları oranında kullanımına ait olan ve ortak mülkiyet hükümlerine göre kanun gereği malik oldukları bir alan olduğunu belirterek vaki müdahale ve tecavüzünün önlenmesine ve eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; imara ve mimari projelere aykırı bir şekilde inşa edilen herhangi bir yapı ve ana gayrimenkulün ortak kullanım alanı sayılan yerlere herhangi bir haksız müdahalesinin bulunmadığını, müvekkilinin, kendisine yasal düzenlemeler uyarınca tanınan haklarını kullanmak dışında herhangi bir haksız müdahalede bulunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve mesnetsiz tüm taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, hiçbir suretle maliki bulunduğu bodrum katın ait olduğu ana yapının ortak kullanım alanlarına müdahalede bulunmadığını, haksız müdahale iddialarının dinlemeye değer değil iken davanın kabulüne yönelik hüküm kurulmasının kabul edilemez olduğunu, hükme dayanak teşkil eden, kat maliklerinin rıza ve muvafakat göstermedikleri hâlde, müdahale edildiğine yönelik kabulün eksik incelemeye dayanmakta olduğunu, yasal düzenlemelere aykırı şekilde aldırılan bilirkişi kök ve ek raporlarına dayanılarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mimari projenin yerinde uygulanması sureti ile müdahaleli alanın krokiye bağlandığı, davalı vekilinin dava konusu yere ilişkin yapı ruhsatı bulunduğu savunmasının ortak alanlarda değişikliklerin kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar üzerine yapılabileceği ve bu yönde alınmış bir muvafakatin dosyada bulunmaması karşısında dinlenebilir olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2836, K. 2025/7419, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama