KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3183 E., 2025/13728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1392 Esas, 2024/1968 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/22 Esas, 2023/231 Karar
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 65... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin belirlenmesinde münavebeye yüksek gelir getiren ürünlerin esas alındığını, taşınmazın değerinin olduğundan yüksek hesaplandığını, %50 objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, idare lehine maktu vekâlet ücretine takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazı sulu tarım arazisi vasfında kabul edilerek net gelir yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespitinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, münavebe desenin o yörede yaygın olarak yetişen ürünlerden birinci yıl fasulye (taze), ikinci yıl domates (sofralık), üçüncü yıl lahana (beyaz) olarak 3 yılda 3 ürün şeklinde oluşturulmasının yerinde olduğu, karar tarihi itibarıyla henüz 2023 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri oluşmadığından net gelirin hesabında münavebe desenini oluşturan ürünlerin 2022 yılı ...
İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri kullanılarak net gelirinin tespitinin yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi vasfında kabul edildiğinden kapitalizasyon faiz oranı %4 olarak alınmasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazın konumu, merkezi yerlere uzaklığı dikkate alınarak %50 objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 247,70 TL olarak tespitinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davacı idare vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalıya ödenmesi ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi temyiz edenin sıfatı gözetilerek yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3183, K. 2025/13728, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama