KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3230 E., 2025/13111 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1027 Esas, 2025/43 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/435 Esas, 2023/65 Karar
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 2 49... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazın üzerindeki zeytin ağaçları ve her türlü muhdesatın da değerinin hesaplanarak kamulaştırma bedeline eklenmesi gerektiğini, taşınmazın gerçek rayiç değerinin tespitine karar verilmesini ve geriye kalan kısımda oluşacak değer düşümü bedelinin kamulaştırma bedeline eklenmesini, her türlü masraf ve ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa olmayıp zeytinlik vasfında olduğunu, dava tarihine göre yaklaşık 13-14 yıl önce yapılan bir satışın emsal olarak alınmasının yanlış olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre dava tarihine yakın tarihli taşınmazın emsal alınması gerektiğini, emsalin yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekirken alınan emsalin uygun bir emsal olmadığını, kıyaslamanın hatalı yapıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarına maktu değer biçilmesinin hatalı olduğunu,
2022 yılı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılmasının gerektiğini, bilirkişilerin aynı bölgedeki taşınmazlar için farklı emsaller alarak çelişkiye düştüklerini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci Maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak emsal taşınmazla dava konusu taşınmazın üstün ve eksik yönlerinin usulüne uygun şekilde karşılaştırılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, taşınmazın konumuna göre belirlenen bedelin makul ve adil olduğu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemeside doğru olduğundan İlk Derece Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, anlaşılmakla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi uygundur. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3230, K. 2025/13111, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama