KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3264 E., 2025/12957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3268 Esas, 2024/3048 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/425 Esas, 2023/374 Karar
Karar Metni
1.019 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 2936 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı ... Müdürlüğünden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın üzerinden geçen yolun 31.01.1997 tarihli protokol ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiğini, söz konusu el atmaya ilişkin müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın 31.05.1956 tarihli 629 sayılı ... Kararına istinaden kamulaştırıldığını, bu nedenle 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal süresi içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma olgusunun idarenin bir işlemi olan imar uygulamasından kaynaklandığını, bu nedenle davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, husumetin Karayolları Genel Müdürlüğünde olduğunu belirterek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğünden temin edilen bilgi ve belgelere göre taşınmazın 22.05.1956 tarihli ...
Kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiğini, kamulaştırma işlemlerinin o tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak yürütülerek bedelinin bankaya bloke edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, dahili davalı ... yönünden kabulü ile el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin davaya dahil edilmesinin adil yargılanma ve savunma hakkına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, husumetin Karayolları Genel Müdürlüğünde olduğunu belirterek müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın 22.05.1956 tarihli ... Kararı ile kamulaştırılmasına karar verildiğini, kamulaştırma işlemlerinin o tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak yürütülerek bedelinin bankaya bloke edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın üzerinden yol geçirildiği, 2936 parsel sayılı taşınmazın kadastro 227 parselin ifrazından meydana geldiği ve üzerinde ...
Bulvarının (Eskişehir yolunun) bulunduğu, davacılar murisi adına 289 m² arsa vasfında kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazın kamulaştırılması üzerine ne davacılara ne de murisine tebligat yapılmamış olup, idare tarafından dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak istimlak edildiği ve bedelinin de ödendiği ispat edilemediği gibi Dairenin denetiminden geçen kök parselin ifrazı ile oluşan ve aynı yol gövdesinde kalan 7478 parsel (eski 2946 parsel) sayılı taşınmaz için ...
20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/59 Esas, 2017/71 Karar sayılı dosyasına sunulan jeofizik uzmanı raporunda 1943, 19 46... yılları hava fotoğrafları incelemesine göre dava konusu taşınmaza yol yapılmak suretiyle 1956 yılı öncesinde el atılmadığı, yolun henüz açılmadığının beyan edildiği de dikkate alınarak taşınmaza 1956 yılı öncesinde el atıldığına dair idare iddiasına itibar edilmediği, parselin 50 metre genişliğinde ...-Eskişehir Karayolu olan ...
Bulvarının yol gövdesinde kaldığı, kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı, davacılar ya da murisi adına kamulaştırma işleminin tebliğ edilmediği ve bedelinin ödenmediği, dava konusu olan bu taşınmazın davalı ve dahili davalı arasında imzalanan 31.01.1997 tarihli protokol ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredildiği ve bu nedenle davalı ...
Müdürlüğünün sorumluluğunun kalmadığı, fiili el atma olgusunun devam ettiği, el atma tarihinin 1983 yılı öncesi olduğu, yolun genişliği gözetildiğinde ...
Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği dikkate alındığında, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, emsaller ile dava konusu taşınmazın vergiye ilişkin değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek, dosyada mevcut protokol gereğince dava tarihi itibarıyla bakım onarım sorumluluğu ...
Büyükşehir Belediye Başkanlığında bulunan taşınmaz bedelinin dahili davalı idareden tahsiline, taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine, davalı ... yönünden ise husumet nedeniyle reddine dair kararda, (aynı yol güzergahına ilişkin yakın parsellerle ilgili Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/4285 Esas sayılı ve 2017/34897 Esas sayılı onama ilamları da dikkate alındığında) İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dahili davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin dahili davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3264, K. 2025/12957, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama