KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/3642 E., 2025/15606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/887 Esas, 2025/1 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çukurca Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/148 Esas, 2023/122 Karar
Karar Metni
875 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi 14.12.2023 tarihli hükmün tamamlanmasına ilişkin ek karar ile davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden ve asıl kararla bu konuya ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşıldığından davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmek suretiyle hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince, ek kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hakkari ili, ... ilçesi, ... köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline, yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağını, genişletilemeyeceğini ve değiştirilemeyeceğini, hükmün tamamlanmasının açıkça kanuna aykırı olduğunu, tavzih düzenlemesinin ancak maddi hatalar ve hükmün açık olmaması durumunda geçerli olduğunu, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için hükmedilen bedelin düşük olduğunu, müvekkilinin mağdur edildiğini, ağaç ve tarımsal ürünler için 2019 yılı verilerinin baz alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda bulunan ağaçlar için yapılan değerlendirmelerin sehven ve hatalı yapıldığını, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini, kamulaştırılacak alan dışındaki taşınmazlarda meydana gelecek değer kaybının dikkate alınması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranın yüksek hesaplandığını, müvekkiline ait taşınmazların kadastro gördüğünü, ana yol üzeri olduğunu, merkeze yakın olduğunu, susam,
pirinç gibi yüksek getirisi olan ekinlerin ekildiğini, bilirkişilerce dava konusu arazi üzerinde yüz ölçümünün kıymetini etkileyebilecek bütün niteliklerin ve unsurların bir arada değerlendirilmediğini, objektif değer artışının hatalı hesaplandığını, kamulaştırma sonrası dava konusu arazilerin ikiye bölüneceğini ve arta kalan arazilerin vasıflarını kaybedeceğini ve kullanılamaz hale geleceğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, çeltik, susam ve yonca verileri verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının 27,46 TL olarak hesaplanmasında, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında, %60 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, dava tarihi olan 2020 yılı Maktu Ağaç Tablosuna göre maktu ağaç bedeli belirlenerek zemin bedeline eklenmesinde,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/a maddesi kapsamında hükmün tamamlanmasında bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.
4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi uygundur.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3642, K. 2025/15606, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama