İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /5. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 5. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/3933 K.2025/17852

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan…

Esas2025/3933Karar2025/17852Tarih18 Aralık 2025Okuma8 dk · 1.568 kelime

KÜNYE

5. Hukuk Dairesi 2025/3933 E., 2025/17852 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2023/425 Esas, 2024/516 Karar
Dava tarihi
16.02.2015
Karar
Kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.568 kelime·8 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ün tapuda hiçbir sınırlama olmayacak şekilde .. Belediye Başkanlığının satışa arz ettiği dava konusu .. ili, .. ilçesi, ..

Mahallesi 2 28... parsel sayılı taşınmazı 11.02.1999 tarihinde bedelini ödemek suretiyle tapuda devir ve satın aldığını, ancak sonradan satışa konu taşınmazın tamamının 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından bahisle ... tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda tapu kaydının iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile ... adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkillerinin uğradığı zararın müştereken ve müteselsilen tazminini davalı ...

Belediye Başkanlığından zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca, davalı Hazineden ise 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağı kuralı gereğince şerhin kaldırılmasına ilişkin davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, taşınmazın tapu kaydına orman şerhinin 1991 yılında konulduğunu, süresi içinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini, davaya konu işlem ... tarafından gerçekleştirildiğinden, müvekkili ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini ve Orman Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 31.03.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca davalı ... Belediye Başkanlığından ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 31.03.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı .. ve davalı .. Belediye Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davacının zararının Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/35 Esas, 2008/157 Karar sayılı kararının kesinleştiği 2012 yılında oluştuğunu, Mahkemece bu tarihin değerlendirme tarihi olarak esas alınması gerektiğini, bu durumda dava konusu taşınmazın niteliğinin ve değerinin yöntemine uygun şekilde tespit edildiğinin söylenemeyeceğini, hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın Bakanlar Kurulu kararı ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı çerçevesinde arsa ya da arazi vasfında olup olmadığı yeniden araştırılmalı,

taşınmazın bu ilkelere göre arsa niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde emsal incelemesi ve kıyaslaması yöntemiyle, arazi niteliğinde olduğunun saptanması halinde ise tarımsal gelir metoduna göre 2012 yılındaki gerçek değeri tespit edildikten sonra, davalı ... yönünden zapta karşı tekeffül sorumluluğu da tartışılarak ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 03.11.2020 tarihli ve 2018/376 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca davalı ... Belediye Başkanlığından ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 03.11.2020 tarihli ve 2018/376 Esas, 2020/267 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine emsal incelemesi yapılarak, üzerindeki yapıya resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına göre maktuen değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden ve zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince davalı ... Belediye Başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak davanın rededilen kısmı yönünden davalılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin düzeltilerek onama kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmaza bozma kararı sonrası yeniden oluşturulan bilirkişi kurulu marifetiyle 17.05.2012 değerlendirme tarihi itibarıyla 30.07.2019 tarihli raporda 389,89 TL/m², aynı bilirkişi kurulundan alınan 20.11.2019 tarihli ek raporda 444,61 TL/m² ve yine aynı bilirkişi kurulundan alınan hükme esas ek raporda ise bu defa 80,82 TL/m² birim fiyat belirlendiği tespit edilmiş olup, dosya arasında bulunan aynı bilirkişi kuruluna ait raporlarda dava konusu taşınmaza birbirinden farklı ve çelişkili metrekare birim fiyatları belirlendiği anlaşıldığından,

bu raporlara göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre, ilk karar ile davalı idareler lehine oluşan usulî kazanılmış hak da gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi ve kabule göre de davanın reddedilen kısmı yönünden davalı idareler lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların taleple baplı kalınarak kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca davalı ... Belediye Başkanlığından ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı .. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değeri tapu iptal kararının kesinleştiği tarih itibarıyla belirlendiği hâlde faizin bu tarih yerine dava tarihinden itibaren işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu kapsamda öncelikle hatalı bir şekilde kesinleşme tarihi olarak kabul edilen 10.03.2009 tarihinin düzeltilmesini, bu kabul edilmediği takdirde 17.05.2012 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu işlem Orman idaresince gerçekleştirildiğinden,

müvekkili ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmaz üzerindeki yapının yıpranma oranının daha yüksek belirlenmesi gerektiğini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığını, müvekkili ... harçtan muaf olduğu hâlde, yargılama giderleri arasında aleyhine harca hükmedildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı ..den ve zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca davalı ... Belediye Başkanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacılar ve davalı ... vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Mahkemenin ilk kararını davacı tarafın temyiz etmediği, ilk kararda hükmedilen bedelin davalı idareler lehine usulî kazanılmış hak oluşturduğu ve bu hususun uyulan bozma kararında açıkça belirtildiği dikkate alınmaksızın davacı tarafın talebiyle bağlı kalınarak hüküm kurulması hatalıdır.

5. Mahkemece uyulan bozma kararında, değerlendirmenin tapu kaydının iptaline ilişkin kararın kesinleşme tarihi esas alınarak yapılması gerektiği belirtildiğinden, hükmedilen bedele de bu tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.

6. Davalı Hazinenin harçtan muaf olduğu hükümde belirtildiği hâlde yargılama giderleri arasında Hazinenin de aleyhine harca hükmedilmesi isabetli olmadığı gibi, tazminatın tamamından davalı ... ile davalı Hazinenin birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna hükmedildiği gözetilmeksizin karar ve ilam harcının davalı ... Belediye Başkanlığından tahsiline dair hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacılar ve davalı ... vekillerinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "tazminat bedelinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "davalı idareler lehine ilk karar ile oluşan usulî kazanılmış hak dikkate alınarak" ibaresinin eklenmesine, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "16.02.2015" tarihinin hükümden çıkarılması, yerine "17.05.2012" tarihinin yazılması, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması,

yerine "Alınması gereken 10.731,12 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 85,30 TL ve ıslah ile alınan 2.610,00 TL olmak üzere toplam 2.695,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.035,82 TL eksik harcın davalı ...

Belediye Başkanlığından tahsili ile Hazineye irat kaydına, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına," cümlesinin yazılması, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "27,70 TL başvurma harcı" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "olmak üzere toplam 2.695,30 TL harcın davalı ...

Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine" ibaresinin yazılması, aynı bentte yer alan "18.927,70 TL yargılama giderinin davalıdan" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "16.204,70 TL yargılama giderinin davalılardan" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3933, K. 2025/17852, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  13. B. Temyiz Sebepleri
  14. C. Gerekçe
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3933
Karar No
2025/17852
Tarih
18 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3933 K.2025/11154
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/3934 K.2025/11523
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3935 K.2025/5936
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/3936 K.2025/4442
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3936 K.2025/7489
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3937 K.2025/7394

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.