KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/4482 E., 2025/17472 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1283 Esas, 2024/2744 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/529 Esas, 2023/212 Karar
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 23 üncü maddesi uyarınca taşınmazın geri alınması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin .. ili, ... ilçesi, ..
Mahallesi 1 ada 8 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazı .. ve .. .. isimli şahıslardan 22.06.2022 tarihinde satın aldığını, söz konusu taşınmaz üzerinde davalı idare tarafından kamulaştırma yapıldığını, söz konusu kamulaştırma kararı ile yan yana 3 taşınmaz ile birlikte davaya konu edilen taşınmazın da 425,20 m² kısmının kamulaştırıldığını, davaya konu edilen taşınmazın bu 3 taşınmazın ortasında olduğunu, söz konusu kamulaştırma kararına karşı komşu parsel maliki tarafından iptal davası açıldığını, kamu yararı olmadığından kamulaştırma kararının iptaline karar verildiğini,
kararların 30.03.2022 tarihinde Danıştay tarafından da onaylanarak kesinleştiğini, bitişik parsellerdeki kamulaştırma işleminin iptali nedeniyle kamulaştırma işleminin amacı ve uygulanabilirliğinin de ortadan kalktığını, kamulaştırılan taşınmazlarda bugüne kadar fiili olarak müdahalede bulunulmadığını, davacı firmanın söz konusu taşınmazı satın almış olup, kamulaştırma bedelini alan eski maliklerin halefi durumunda olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerinde yapılan kamulaştırma işleminin kesinleşmesi üzerinden kanunun aradığı tasarruf süresinin geçtiğini,
taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve usulsüz olup reddinin gerektiğini, taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bedel tespit ve tescil davasının dava tarihindeki malikler olan ... ve ... ... aleyhine devam ettiğini, söz konusu dava dosyası halen devam ederken taşınmazın arta kalan kısmını satın alan davacının 2942 sayılı Kanun uyarınca dava açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, bedel tespiti ve tescil davasında yargılamanın halen devam etmekte olup dolayısıyla kesinleşen bir bedelin de bulunmadığını, bu nedenle söz konusu geri alım hakkının henüz doğmadığını, bu yönden de davanın reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedel tespit davasının derdest olması nedeniyle eski malikler yönünden de henüz geri alma koşullarının oluşmadığını belirtilerek davanın açılmasında aslında esas bakımından da hukuki yarar olmadığının belirtilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu taşınmazın kamulaştırılmasına neden olan kamulaştırma işleminin mahkeme kararları ile iptal edilip kamulaştırma işleminin ortadan kalkması ile davacı için de ortadan kalktığının kabulü gerektiğini, davacının işbu davayı açmakta hakkı olduğunu, diğer parseller tarafından iptal edilen kamulaştırma işleminin aynı kamulaştırma kararı ile kamulaştırılmış olması nedeniyle davacıya da sirayet edeceğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yerin dava dışı ... ... ve ... ...'in mülkiyetinde iken kamulaştırıldığı, davacı şirketin kamulaştırma harici bırakılan yeri satın aldığı, dolayısıyla 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre kamulaştırılan yerin iadesini ancak kamulaştırılan veya külli halefleri olan mirasçılarının açabileceğinden aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddi kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesi uyarınca taşınmazın geri alınması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu yerin dava dışı ... ... ve ... ...'in mülkiyetinde iken kamulaştırıldığı, davacı şirketin kamulaştırma harici bırakılan yeri satın aldığı, dolayısıyla 2942 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre kamulaştırılan yerin iadesini ancak kamulaştırılan veya külli halefleri olan mirasçılarının açabileceğinden aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4482, K. 2025/17472, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama