KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/4553 E., 2025/13877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2917 Esas, 2025/295 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/211 Esas, 2023/17 Karar
Karar Metni
1.518 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ...Odası 1. ... Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalılar vekilleri yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ...Odası 1. ... Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesindeki uzlaşma koşulunun yerine getirilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinden de görüleceği üzere kamulaştırma işlemi yapılacak olan arazi ile sonucunda elde edilecek iş karşılaştırıldığında sonuçta nasıl bir kamu yararı oluşacağından ve ne maksatla kamulaştırma yapılacağından bahsedilmediğini, dolayısı ile ortada herhangi bir kamu yararı bulunmadığı halde taşınmazın çok düşük bedel ile kamulaştırılması istenildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dahili davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ...Odası 1. ... Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu taşınmazın arazi vasfında net gelirine göre değerlendirilmesi gerektiği, alınan raporun yapılan incelemenin yetersiz olduğu, emsallerin eski tarihli olduğunu, vergi değerleri yönünden değerlendirme yapılmadığını ve bu hususun denetlenmediğini, bedelin yüksek olduğunu ileri sürülmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, tarafından; dava konusu taşınmazın ... sanayi tesisi alanında yer aldığı, imar planlarının 2021 yılında kesinleştiği ve taşınmazın sanayi arsası olarak belirlendiği, bu yönüyle alınan raporun yapılan incelemenin yetersiz bedelin düşük olduğu, emsallerin uygun emsal olmadığını ileri sürmüştür. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal satışların dava konusu taşınmazla uyumlu olmadığını, rapor bilimsellikten uzak düzenlendiğini, dava konusu taşınmazın değerinin çok düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... . ...
Sanayi Bölgesi Tesisi alanına isabet etmesi nedeniyle kamulaştırma kapsamında kalan dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak birbirlerine üstünlük oranları tartışılıp zemine 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının g bendi göz önünde tutularak kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal arsa satışına göre aynı bölgede yapılan kamulaştırmalar kapsamında Dairemiz denetiminden geçerek kesinleşen bedelde irdelenmek suretiyle değerinin tespit edilmesinde,
taşınmaz üzerinde bulunan yapıya bayındırlık birim fiyatları esas alınarak yıpranma payı da düşülerek, ağaçlara ise ağaçların yapı cins ve nevilerine göre maktuen değer biçilmesinde tespit edilen bedelin bankaya bloke ettirilerek kararın kesinleşmesi beklenmeksizin davalılara payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ...
1. ... adına tapuya tesciline dair kararda, aynı bölgeden Dairemize intikal eden ..., 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden Ağustos 2018 tarihi itibarıyla tespit edilen 85,00 TL/m² kadastral birim bedelin Dairenin 2020/1000 Esas sayılı dosyasında ve ..., 1 01... parsel sayılı taşınmazın Dairenin 2019/2914 Esas sayılı dosyası ile arsa kabul edildiği ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/14138 Esas, 2022/7707 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,
iş bu eldeki dosyada somut emsal olarak kullanılan 45 02... parselin aynı bölgede açılan kamulaştırma dava dosyaları bilirkişi raporlarında da kıyas emsal olarak alındığı ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/9157 Esas, 2022/18326 Karar sayılı kararı ile denetimden geçerek kesinleştiği ve bu emsalin uygun emsal olduğu ve İstinaf incelemesi sırasında alınan bilirkişi kurulu ek raporu dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmeyerek ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağından,
kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulaması ve harç yönünden hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, kamulaştırma bedeline uygulanan faiz türünün ve tarihlerinin hukuka aykırı şekilde belirlendiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılmak suretiyle değer biçilerek tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ...Odası 1. ... Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ... ve ... Vakfı vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun. “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile.
“Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak gösterilip kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekillerinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) nolu bendinin hükümden çıkarılması yerine ''Dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, hükmedilen kamulaştırma bedeline 04.09.2021 tarihinden karar tarihi olan 20.01.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine'' cümlesinin yazılması suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
27.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir talebinin (Davalılardan ... vekilinin bila tarihli ve Davalılardan ... vekilinin 04.03.2025 tarihli;
“faize” ilişkin talepleri) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”,
diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi (aynen temyiz incelememize konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14 üncü Hukuk Dairesinin; “dava tarihi olan … tarihinden karar tarihi olan … tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmasına ilişkin” kararında olduğu gibi)” gerekmektedir.
Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığımız “Düzeltilerek Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 4 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme” görüşüne, açıkladığımız nedenlerle katılmıyoruz. 27.10.2025
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4553, K. 2025/13877, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama