KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/4873 E., 2025/13214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/327 Esas, 2025/355 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/590 Esas, 2020/445 Karar
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris...'in 432/13250 oranında hissedarı bulunduğu Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 820 parsel sayılı 13.250 m² alanlı ana taşınmazda davalı belediyece yapılan 2981 sayılı İmar Kanunu uygulaması nedeniyle murise ait hisseden 42,95 m² yol payı kesintisi yapılarak muris adına Kayseri ili, ... ilçesi ...
32 28... parsel sayılı 674,94 m² alanlı taşınmazın tahsis ve tescil edildiğini, 96 parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda davalı belediyece bu kez de 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi uygulaması yapılarak murise ait hisseden yaklaşık olarak 104,59 m² daha ikinci kez yol payı kesildiğini, 18 uygulaması ile Kayseri ili, ... ilçesi, ...
129 02... parsel sayılı taşınmazdan 26879/84836 hisse (268,78 m²) verildiğini belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Mahkemesi kararı gereği, idari yargı görevli olduğundan, davanın yargı yolu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; adli yargının görevli olduğunu, örnek kararlar gözetilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye Uyuşmazlık Mahkemesi yetkili kılınmış, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1 inci maddesinde aynı husus açıklanmış, 28/2 nci maddesinde "ilgili yargı mercileri ile bütün makam, kuruluş ve kişiler mahkeme kararlarına uymak, geciktirmeksizin onları uygulamakla ödevlidirler", 29/1 inci maddesinde ise "Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları kesindir" hükümleri düzenlendiğinden,
İlk Derece Mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesi kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ikinci kez yapılan düzenleme ortaklık payı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4873, K. 2025/13214, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama