KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/5735 E., 2025/18250 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/494 Esas, 2024/668 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/186 Esas, 2023/408 Karar
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 40... parselde kayıtlı taşınmazda davacılar murisinin hisse sahibi olduğunu, taşınmaz yol yapılmak suretiyle fiilen elatılmış olduğundan tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, m² değerinin fahiş belirlendiğini, objektif değer azaltıcı unsurların dikkate alınmadığını, dop kesintisi yapılması gerekitğini, davacının mülkiyet iddiasında bulunamayacağını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olup taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, taşınmaz davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığından, husumetin doğru yöneltildiği,
taşınmaza yönelik rızai terk bulunmadığı gibi 1956 yılı öncesi el atıldığı ve 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesinin 1956-1983 yılları arasındaki el atma davalarına yönelik hükümler içerdiği dikkate alınarak vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Her ne kadar dosyamızda kök tapu kaydı ve fiili elatma tarihine ilişkin bilgi mevcut değil ise de; taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/290 Esas sayılı dosyada davanın reddine karar verildiği ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2023/10722 Esas sayılı ilamı ile taşınmazın 28.08.1952 tarihli kadastro tutanağı ile dava dışı şahıslar adına tespit edildiği ve bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 1954 yılı öncesi olduğunun belirtildiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının onandığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla; yukarıda ayrıntısı yazıldığı üzere, taşınmaza 1954 yılından önce fiilen elatılmış olması, taşınmazın tapu kaydının 28.08.1952 tarihinde kadastro tespiti ile oluşmuş olması nedeniyle.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas,
2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5735, K. 2025/18250, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama