KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/6269 E., 2025/17673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1217 Esas, 2025/465 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/337 Esas, 2019/500 Karar
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 2 24... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz arazi vasfında olup arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal taşınmazın uygun olmadığını, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, yapı bedellerinin yüksek hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasının talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemi ile kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda somut emsal olarak alınan taşınmazın uygun olduğu, emsalin araştırılan imar durumuna ve tapu kaydına göre arsa niteliğinde olduğu, hem dava konusu taşınmazın, hem de emsal taşınmazın imar uygulaması görmemiş kadastro parselleri olup bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı oranı düşülmemesinin doğru olduğu,
Dairelerince taşınmazların Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemesinde uygun mesafede bulundukları, belirlenen kamulaştırma bedelinin de adil ve hakkaniyete uygun olduğu, aynı bölgeye ilişkin dava dosyalarında belirlenen metrekare birim değerleri ile işbu dava dosyasında kabul edilen metrekare birim değerinin uyumlu olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verilerine uygun olarak değer takdir edildiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca tespit edilen bedele faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak zemine değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6269, K. 2025/17673, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama