KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/6469 E., 2025/17474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/165 Esas, 2025/318 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/86 Esas, 2021/252 Karar
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; Dairemizin 19.09.2023 tarihli ve 2023/1813 Esas, 2023/7486 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir.
Davacı idare vekili 24.10.2023 tarihli dilekçesiyle; dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a madde uygulaması yapıldığını, mahkeme kararında yola terkin edilen kısımda 22/a uygulaması sonrasında uyuşmazlık tespit edildiğini, bu nedenle mahkeme kararının uygulama imkanı kalmadığını belirterek tavzih talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince 26.10.2023 tarihli karar ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde. "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanun'un 305/A maddesinde ise "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlenmesi bulunmaktadır.
6100 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca taraflara yüklenen borçların tavzih yolu ile değiştirilmesi ya da yeni borçlar yüklenmesi mümkün olmadığından tavzih talebinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yukarıda anılan Kanun hükmüne uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6469, K. 2025/17474, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama