KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/725 E., 2025/11827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1577 Esas, 2024/2998 Karar
- Karar
- Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
- İlk derece mahkemesi
- Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/408 Esas, 2023/190 Karar
Karar Metni
1.194 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesince asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Kırşehir ili, ..., Mahallesi 3841 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara yol olarak fiilen el atıldığını ve evvelce açılan kamulaştırma bedel tespit ve tescil davasının bedel süresinde bloke edilmediğinden reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davalı tarafından fiilen el atılmasına rağmen bedel ödenmediğinden fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla taşınmaz bedeli olarak 10.000,00 TL, ecrimisil bedeli olarak 1.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kırşehir ili, ..., Mahallesi 3841 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kamulaştırılması için kamu yararı kararı alındığını, kamulaştırma çalışmalarının devam ettiğini, taşınmazlara el atılmadığını veya davacının iddia ettiği oranda el atılmadığının tespit edilmesi durumunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu taşınmazların tarla vasfında olduğunu, yöntemine göre inceleme ve araştırma yapılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davacı – birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; düşük bedel tespit edildiğini, birleştirilen dosya yönünden vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arsa vasfında olmadığını, emsallerin uygun olmadığını, değer artışının dikkate alınmadığını, fazla bedel tespit edildiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlar arsa vasfında olduğundan emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru ise de Dairenin denetiminden geçen Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/362 Esas sayılı dosyasında Yenice Mahallesinde bulunan 4024 ada 17 parsel sayılı taşınmaza imar parseli arsa olarak 2021 Temmuz itibarryla 467,00 TL/ m² değer biçildiği ve bu bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/11892 Esas sayılı kararı onandığı anlaşıldığından bu taşınmazın şimdi dava konusu olan Yenice Mahallesi 3841 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara mesafesi ve
konumu da gösterilerek ayrılma nedenlerinin gösterilmesi, ayrıca Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/362 Esas sayılı dosyasında emsal olarak alınan 5731 ada 2 parsel sayılı emsal ile de kıyaslama ve değerlendirme yapılması için Dairelerince raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, yapılan incelemede ek rapor doğrultusunda birleştirilen dosya kamulaştırma bedelinin toplam 2.180.520,30 TL olduğu tespit edildiğinden,
bu bedelden mahkemece hüküm altına alınan kısmın mahsubu ile 751.983,30 TL fark bedeli bloke ettirilip yeniden karar verilmesi gerektiği, ayrıca asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idarenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden asıl davada yargılama gideri içerisinde harçla yükümlü tutulması, idare vekilinin dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların idare adına tescili talep edildiği dikkate alınmadan taşınmazların yol olarak terkinine karar verilmesi, birleştirilen davada davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi,
tapu kaydındaki takyidatların bedele yansıtılmaması doğru görülmediği gibi 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde,
tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiğinden dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faizin” uygulanması gerektiğinden istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, birleştirilen davada kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2 Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır.
Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan. “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun. “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile.
“Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekmekte ise de bu husus temyiz nedeni yapılmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/725, K. 2025/11827, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama